Husiler, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun Yemen'in kuzeybatısındaki Hacce kentinde bulunan el-Hazm hapishanesine düzenlediği hava saldırısında en az yedi kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin yaralandığını duyurdu. Husilere bağlı medya kuruluşu, saldırı sonrası hapishanenin enkazını gösteren görüntüler yayınladı. Suudi Arabistan yönetiminden saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Olay, Yemen'deki iç savaşın yedi yılı aşkın süredir devam ettiği bir dönemde, taraflar arasındaki çatışmaların yeniden tırmanması endişelerini artırdı.
Olayın Ayrıntıları ve Tarafların İddiaları
Husilerin kontrolündeki SABA haber ajansı, saldırının cuma günü erken saatlerde gerçekleştiğini ve hapishanede bulunan yüzlerce mahkumun hedef alındığını öne sürdü. Husiler, saldırıda ölenlerin yanı sıra onlarca yaralının olduğunu, enkaz altında kalanların bulunduğunu belirtti. Yayınlanan görüntülerde, betonarme binanın büyük bölümünün çöktüğü, çevrede büyük bir krater oluştuğu ve kurtarma çalışmalarının sürdüğü görülüyor. Husiler, saldırıyı "savaş suçu" olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumu soruşturma başlatmaya çağırdı.
Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise saldırıyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Koalisyon sözcüsü, geçmişte olduğu gibi, hedeflerin askeri olduğunu ve sivil kayıpların araştırılacağını belirtebilir. Ancak bu tür açıklamalar genellikle olaydan günler sonra geliyor.
Hacce kenti, Yemen'in kuzeybatısında, Suudi Arabistan sınırına yakın stratejik bir bölgede yer alıyor. Husiler, 2014'ten bu yana başkent Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan ve müttefikleri ise 2015'ten beri Husilere karşı operasyon düzenliyor. Hacce, zaman zaman şiddetli çatışmalara sahne oluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki savaş, Suudi Arabistan ile İran arasındaki bölgesel rekabetin bir parçası olarak görülüyor. Husiler, İran'dan destek almakla suçlanıyor; Riyad yönetimi ise İran'ın Yemen'de nüfuz kazanmasını engellemeye çalışıyor. ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkeler, Suudi Arabistan'a lojistik ve istihbarat desteği sağlıyor. Ancak son yıllarda özellikle ABD'de, Suudi Arabistan'a yönelik silah satışları ve askeri destek tartışma konusu oldu.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani krizi dünyanın en büyük insani felaketi olarak tanımlıyor. Milyonlarca insan yerinden edilmiş durumda ve ülke genelinde gıda güvensizliği had safhada. Hapishane saldırısı gibi olaylar, zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştiriyor.
Uluslararası kamuoyu, son yıllarda Yemen'de sivil kayıpların artması nedeniyle Suudi Arabistan'a yönelik eleştirileri artırdı. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer kuruluşlar, koalisyonun sivil hedefleri vurduğunu belgeledi. Ancak koalisyon, bu iddiaları reddediyor ve hedeflerin askeri olduğunu savunuyor.
Husilerin el-Hazm hapishanesine yönelik saldırı iddiası, olası bir ateşkes çabasını da baltalayabilir. BM öncülüğünde yürütülen barış görüşmeleri yıllardır sonuçsuz kaldı. Taraflar arasındaki güven eksikliği, her türlü müzakereyi zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmaya doğrudan müdahil olmasa da, bölgesel istikrar ve insani kriz nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi gözeterek, Yemen'de siyasi çözüm çağrısı yapıyor. Hapishane saldırısı gibi sivil kayıplara yol açan olaylar, Türkiye'nin bölgede artan insani diplomasi çabalarını zora sokabilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olduğundan, bu tür saldırılar ikili ilişkilerde hassasiyet yaratabilir.