Husi kontrolündeki Yemen hükümeti, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun son 48 saat içinde Yemen genelinde 129 hava saldırısı gerçekleştirdiğini duyurdu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, saldırıların başkent Sanaa, liman kenti Hudeyde ve kuzeydeki Saada vilayetinde yoğunlaştığını, sivil yerleşim yerleri ve altyapının hedef alındığını öne sürdü. Suudi Arabistan'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Saldırıların Arka Planı ve Bölgesel Gerilim
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, İran destekli Husilere karşı Yemen hükümetini destekliyor. Koalisyon, 2015'ten itibaren geniş çaplı hava operasyonları yürütüyor. Husiler ise zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz'deki stratejik noktalara insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırılar düzenliyor. Son dönemde Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları uluslararası deniz trafiğinde büyük aksamalara yol açtı; ABD ve İngiltere, Husilere karşı misilleme saldırıları gerçekleştirdi. Suudi Arabistan ise son aylarda Husilerle doğrudan müzakereler yürüterek çatışmayı sonlandırmayı hedefliyordu. Ancak son 48 saatteki yoğun saldırılar, ateşkes çabalarının sekteye uğradığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, Orta Doğu'da İran ve Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının en kanlı cephelerinden biri haline geldi. Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, küresel deniz ticaretini olumsuz etkileyerek enerji ve mal taşımacılığı maliyetlerini artırdı. Birçok uluslararası şirket, Kızıldeniz yerine Ümit Burnu üzerinden daha uzun ve pahalı rotaları kullanmak zorunda kaldı. Bu durum, Avrupa ve Asya arasındaki tedarik zincirlerinde gecikmelere ve fiyat artışlarına neden oldu. Ayrıca, İran'ın Husilere verdiği destek, Tahran ile Riyad arasındaki gerilimi derinleştiriyor. Çin ve Rusya, koalisyonun saldırılarını eleştirirken, ABD ve Batılı ülkeler Husilerin deniz saldırılarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Birleşmiş Milletler, çatışmanın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek insani ateşkes çağrısını yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmayı yakından takip ediyor; Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, Türk ticaret gemilerinin güvenliğini ve bölgesel ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olup, aynı zamanda İran ile dengeli bir politika izliyor. Husilerin saldırıları, Türkiye'nin enerji ithalatı ve ihracat yolları üzerinde risk oluşturuyor. Türk dış politikası, ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması için diplomatik çabalara destek veriyor. Olası bir geniş çaplı çatışma, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik istikrarını olumsuz etkileyebilir.