İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin İran'a yönelik azami baskı politikasına teslim olmayacaklarını açıkladı. Pezeşkiyan, Tahran yönetiminin dış baskılara karşı direnişini sürdüreceğini ve ulusal çıkarlardan taviz verilmeyeceğini belirtti. Açıklama, ABD'nin yeni yaptırım tehditleri ve bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, göreve geldiği Temmuz 2024'ten bu yana ilk kez bu kadar net bir şekilde ABD'ye meydan okudu. Pezeşkiyan, reformist kanattan gelmiş ve nükleer anlaşmanın canlandırılması için diyalog kapısını açık tutmuştu. Ancak ABD'nin yeni yaptırımları ve İsrail'e verdiği destek, Tahran'ın sert söylemini artırmasına neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 Ocak ayında göreve başladıktan sonra İran'a yönelik "azami baskı" politikasını yeniden yürürlüğe koydu. Bu politika, İran'ın petrol ihracatını sıfırlamayı ve nükleer programını tamamen durdurmayı hedefliyor. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %60 saflık seviyesine kadar çıkarmış durumda ve silah seviyesine yaklaştığı iddia ediliyor.
İran ekonomisi yıllardır süren yaptırımlar altında zor durumda. Ülkedeki enflasyon %40'ın üzerinde seyrediyor ve İran riyali tarihi düşük seviyelerde işlem görüyor. Buna rağmen Pezeşkiyan, "Baskılar bizi yıldıramaz, tam tersine daha da güçlendirir" mesajını verdi. İran'ın nükleer müzakerelerden çekilme sinyali verdiği ve yeni uranyum zenginleştirme tesisleri kurduğu biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın ABD'ye karşı sert çıkışı, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltiyor. İsrail'in İran'a yönelik olası askeri operasyon hazırlıkları ve Husi saldırıları, bölgesel savaş riskini artırıyor. İran, Suriye'deki varlığını korumakta kararlı görünüyor. Rusya ve Çin ile ilişkilerini derinleştiren İran, ABD'nin yaptırımlarını delmek için alternatif ticaret yolları arıyor.
ABD yönetimi, İran'ın nükleer silah edinmesini kırmızı çizgi olarak belirlemiş durumda. Ancak İran, nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın işbirliğinden memnun olmadığını belirtiyor. Avrupa Birliği, diplomatik çözüm için çaba harcasa da taraflar arasındaki güven kaybı derinleşmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın ABD'ye meydan okuması, Türkiye'nin bölgesel denklemini doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile ticari ilişkilerini sürdürmek istese de ABD yaptırımlarına takılma riski taşıyor. Özellikle doğalgaz alımlarında İran'a bağımlılık, Türkiye'yi zor durumda bırakabilir. Öte yandan İran'ın nükleer programındaki ilerleme, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor. Ankara, bölgesel istikrarın bozulmasından en çok etkilenecek ülkelerden biri. Türkiye, hem ABD hem İran ile dengeli bir politika izleyerek yeni bir krizin önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulunabilir.