Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın son 24 saat içinde kendilerine yönelik 50'den fazla hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. Husiler daha önce Suudi Arabistan'ın güneyinde bulunan bir askeri üsse insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle saldırı gerçekleştirdiklerini açıklamıştı. Suudi Arabistan yönetiminden saldırılara ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Arka Plan: Yemen İç Savaşı ve Suudi Arabistan Müdahalesi
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaş, Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından itibaren Yemen hükümetine destek amacıyla Husilere yönelik hava operasyonları düzenliyor. İran'ın Husileri desteklediği iddiası, bölgesel gerilimi artıran unsurlar arasında. ABD de Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlıyor.
Husiler, son yıllarda Suudi Arabistan topraklarına yönelik İHA ve balistik füze saldırılarını artırdı. Suudi Arabistan'ın güneyindeki askeri üsler, havalimanları ve petrol tesisleri sık sık hedef alınıyor. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sari, son saldırıda King Halid Hava Üssü'nü hedef aldıklarını iddia etti. Suudi Arabistan, saldırıların çoğunu hava savunma sistemleriyle engellediğini öne sürüyor.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmanın dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtığını belirtiyor. 2015'ten bu yana on binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, koalisyonun Yemen'e yönelik operasyonlarını daha da yoğunlaştırmasına neden oluyor. Son 24 saatteki 50'den fazla hava saldırısı, çatışmaların şiddetlendiğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, Orta Doğu'da Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının bir parçası olarak görülüyor. Husiler, İran'dan askeri destek aldıklarını kabul etmese de Birleşmiş Milletler raporları, İran yapımı silahların Husilerin eline geçtiğini ortaya koydu. Suudi Arabistan ise ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer körfez ülkelerinden destek alıyor.
Son saldırılar, Körfez'deki enerji güvenliğini de tehdit ediyor. Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyindeki askeri üslere yönelik saldırıları, küresel petrol arzını etkileyebilecek potansiyele sahip. Kızıldeniz'deki seyrüsefer güvenliği, uluslararası ticaret için kritik önemde. ABD, bölgedeki askeri varlığını koruyarak hem Suudi Arabistan'ı destekliyor hem de İran'ın etkisini dengelemeye çalışıyor.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, taraflar arasında ateşkes sağlanması için çaba sarf ediyor ancak son gelişmeler, müzakerelerin zorlaştığını gösteriyor. Suudi Arabistan'ın 24 saatte 50'den fazla saldırı düzenlemesi, Husilerin de misilleme saldırılarını sürdüreceğini işaret ediyor. Bu durum, Yemen'deki insani krizi daha da derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen kriziinde tarafsız bir tutum izleyerek diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin bölgesel denge politikasını zorlaştırıyor. Körfez'deki istikrarsızlık, enerji fiyatları ve ticaret yolları üzerinden Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkiliyor. Ayrıca, Yemen'deki insani kriz, Türkiye'nin insani yardım faaliyetlerini artırmasını gerektiriyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olduğundan, bu tür gelişmeler ikili ilişkilerde hassasiyet oluşturabilir. Bölgesel istikrar için diplomasi öncelikli olmalı.