Yemen'deki İran destekli Husiler, ülkenin kuzeydoğusundaki stratejik Marib kentine altıncı balistik füzeyi fırlattı. Saldırı, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen çatışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Yerel kaynaklara göre füze, kentin batısındaki bir yerleşim bölgesine düştü ve can kaybına yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Marib, Yemen'in kontrol altındaki son büyük kuzey kenti olarak biliniyor. Husiler, aylardır bu kenti ele geçirmek için yoğun bir askeri operasyon yürütüyor. BM verilerine göre 2021'den bu yana Marib çevresinde yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Bu son füze saldırısı, Husilerin kente yönelik altıncı balistik füze girişimi olarak kayıtlara geçti. Daha önceki saldırıların çoğu, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun hava savunma sistemleri tarafından engellenmişti.
Saldırının hemen ardından Husilere bağlı askeri sözcü, hedefin Marib'deki askeri bir karargah olduğunu iddia etti. Ancak yerel yetkililer, füzelerin sivil yerleşim yerlerini vurduğunu belirtti. Olayda ölenlerin sayısına ilişkin net bir bilgi verilmezken, sağlık ekiplerinin bölgeye sevk edildiği aktarıldı.
Husilerin bu saldırısı, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in ateşkes için yürüttüğü müzakerelerin tıkandığı bir döneme denk geldi. Grundberg, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada tarafları diyaloğa çağırmış, ancak Husilerin askeri seçenekte ısrar ettiği gözlemlenmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Marib'e yönelik saldırılar, sadece Yemen'in iç savaşıyla sınırlı kalmıyor. Husilerin balistik füze kapasitesi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere bölge ülkelerini tehdit ediyor. Önceki aylarda Husiler, BAE'nin başkenti Abu Dabi'ye de füze saldırıları düzenlemişti. Bu durum, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltiyor.
Uluslararası toplumdan tepkiler gecikmedi. ABD Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak Husilere 'sivilleri hedef almaktan vazgeçme' çağrısı yaptı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise saldırının ardından Marib semalarında yoğun hava devriyesi başlattığını duyurdu. BM Güvenlik Konseyi'nin yarın konuyla ilgili acil toplanması bekleniyor.
Uzmanlar, Husilerin bu saldırıyla hem sahada güç gösterisi yapmayı hem de masadaki elini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak bu hamlenin, bölgedeki insani krizi daha da derinleştireceği kesin. Yemen'de halihazırda dünyanın en büyük insani krizlerinden biri yaşanıyor; milyonlarca insan açlık ve hastalıkla mücadele ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmaların sona ermesi ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunması yönünde istikrarlı bir tutum sergiliyor. Ankara, BM öncülüğündeki barış çabalarını desteklerken, taraflara diyalog çağrısında bulunuyor. Bu saldırı, Kızıldeniz'in güvenliğini ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin Kızıldeniz'de artan deniz güvenliği faaliyetleri göz önüne alındığında, Husilerin füze saldırıları bölgedeki ticaret yollarını tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Yemen'deki diplomatik varlığı ve krizin çözümüne yönelik girişimleri, bu gelişmeyi yakından takip etme gerekliliğini ortaya koyuyor.