İran destekli Husiler, bu hafta başında Suudi Arabistan'a karşı deniz ambargosu uyguladıklarını açıklarken, Kızıldeniz'de petrol tankerlerini hedef alan saldırılar düzenledi. Öte yandan ABD, Kızıldeniz'deki Husi tehdidine karşı başlattığı askeri operasyonları sürdürüyor ve İran'a yönelik hava saldırıları 12. geceye ulaştı. Gelişmeler, bölgede tırmanan gerilimin yanı sıra küresel enerji tedarik zincirleri açısından da yeni bir kriz sinyali veriyor.
Husilerin Deniz Ambargosu ve Tanker Saldırıları
Yemen'deki İran destekli Husiler, 10 Şubat 2025 tarihinde yaptıkları yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'a yönelik deniz ambargosu uygulamaya başladıklarını duyurdu. Husilerin sözcüsü, ambargonun Suudi Arabistan limanlarına giden tüm ticari gemileri kapsadığını belirtti. Kısa süre sonra Kızıldeniz'de iki petrol tankerine saldırı düzenlendiği bilgisi geldi. Husilerin, insansız hava araçları ve füzelerle gerçekleştirdiği saldırılarda can kaybı yaşanmazken, tankerlerde hasar oluştuğu bildirildi.
Husiler, bu adımı Suudi Arabistan'ın Yemen'deki savaşta taraf olması ve Husilere yönelik askeri operasyonlara destek vermesi gerekçesiyle attıklarını ifade etti. Bölgedeki deniz trafiği, özellikle Babülmendep Boğazı üzerinden geçen ticaret yolları açısından kritik bir öneme sahip. Uzmanlar, bu tür saldırıların küresel petrol fiyatlarını artırabileceği konusunda uyarıyor.
ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları ve Bölgesel Boyut
ABD, Kızıldeniz'deki Husi tehdidini bertaraf etmek amacıyla başlattığı askeri operasyonları genişleterek İran’ı hedef almaya başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın Yemen'deki Husilere sağladığı askeri desteğin kesilmesi amacıyla İran topraklarında bulunan bazı hedeflere hava saldırıları düzenlendiği belirtildi. Saldırılar, 12. geceye ulaşırken, İran'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
ABD yönetimi, İran'ın Husilere füze, insansız hava aracı ve istihbarat desteği sağladığını iddia ediyor. İran ise bu iddiaları reddederek, Yemen'deki çatışmalara doğrudan müdahil olmadığını savunuyor. Bölge ülkeleri, ABD-İran arasındaki tansiyonun bir sıcak çatışmaya dönüşmesinden endişe ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Husilerin deniz ambargosu ve tanker saldırıları nedeniyle petrol ihracatlarının tehlikeye girdiğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kızıldeniz'deki bu gelişmeler, Türkiye'nin hem enerji güvenliği hem de dış ticareti açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden temin ediyor. Husilerin tanker saldırıları, boğaz geçişlerinde gecikmelere ve navlun maliyetlerinin artmasına yol açabilir. Ayrıca, ABD-İran arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin İran'la olan enerji ilişkilerini ve bölgesel dengeleri etkileyebilir. Türkiye, Kızıldeniz'de tırmanan kriz karşısında diplomatik girişimlerde bulunarak hem enerji tedarik zincirini korumayı hem de bölgesel istikrarı desteklemeyi hedefleyecektir.