Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na cumartesi günü düzenlenen ve can kaybına yol açan Hususi saldırısının görüntüleri ortaya çıktı. Al Arabiya televizyonunun yayınladığı güvenlik kamerası (CCTV) kayıtları, saldırı anını ve sonrasındaki paniği gözler önüne seriyor. Görüntülerde havalimanı terminalinde büyük bir patlama sesi duyuluyor ve dumanlar yükseliyor; yolcuların ve personelin panik içinde kaçıştığı görülüyor. Saldırı, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik son dönemdeki en ciddi eylemlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Saldırının arka planı ve ayrıntılar
İran destekli Husiler, cumartesi günü Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki uluslararası havalimanına bir füze veya insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenledi. Suudi yetkililer, saldırıda en az bir kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin yaralandığını ve havalimanında maddi hasar meydana geldiğini açıkladı. Husiler ise saldırının havalimanındaki askeri hedeflere yönelik olduğunu iddia etti. Ancak görüntüler, sivil alanlarda da hasar olduğunu gösteriyor.
Al Arabiya'nın yayınladığı görüntülerde, patlama anında terminal içinde büyük bir parlama ve duman bulutu görülüyor. Ardından insanların çıkışlara doğru koştuğu ve bazılarının yere yattığı izleniyor. Havalimanı yetkilileri, saldırının ardından uçuşlara kısa süreli ara verildiğini, ancak daha sonra normale dönüldüğünü belirtti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Bu saldırı, Yemen iç savaşında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Husilere yönelik operasyonlarının ardından geldi. Husiler, son aylarda Suudi Arabistan'a yönelik roket ve İHA saldırılarını artırmıştı. Suudi Arabistan, saldırıları kınayarak misilleme hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Uluslararası toplum ise sivillere yönelik saldırıları kınadı ve çatışmanın tırmanmasından endişe duyduğunu dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Riyad Havalimanı'na düzenlenen saldırı, Yemen krizinin bölgesel güvenliğe ne kadar ciddi tehdit oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Suudi Arabistan, Husilerin elindeki İHA ve füze kapasitesinin İran tarafından desteklendiğini savunuyor. Bu durum, Körfez'de İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. Son dönemde Husilerin Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, bölgede petrol arz güvenliğini ve deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. ABD ve Batılı ülkeler, Husilere yönelik yaptırımları artırma ve Suudi Arabistan'a savunma desteği sağlama konusunda adımlar atmıştı. Ancak saldırıların devam etmesi, diplomatik çözüm arayışlarını zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'de kapsamlı bir ateşkes için çabalarını sürdürüyor, fakat taraflar arasındaki güven bunalımı nedeniyle ilerleme kaydedilemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana bir tutum sergiliyor ve Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmanın bölgesel istikrara zarar verdiğini vurguluyor. Riyad Havalimanı'na yapılan saldırı, Körfez'de tansiyonun yükselmesi anlamına geliyor; bu durum Türkiye'nin enerji ithalatı ve ticaret yolları açısından risk oluşturabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde; böyle bir saldırı, bölgede istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Ayrıca Husilerin İHA ve füze kapasitesi, Türkiye'nin savunma sanayii ve istihbarat açısından da dikkatle izlediği bir konu. Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolü üstlenmesi zorlaşabilir.