Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı, ABD ile İran arasında bu hafta başlayan yeni saldırıların ardından keskin bir düşüş gösterdi. Uluslararası denizcilik verilerine göre boğazdan geçiş yapan tanker ve yük gemilerinin sayısı, geçen haftaya kıyasla belirgin şekilde azaldı. Bölge, küresel petrol ve doğalgaz arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor.
Saldırılar ve ticaret üzerindeki etkisi
ABD ile İran arasında son günlerde yaşanan karşılıklı saldırılar, Basra Körfezi'ndeki gerginliği tırmandırdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları düzenlediğini duyururken, İran da bazı ABD hedeflerine misilleme yaptığını açıkladı. Bu gelişmeler üzerine birçok nakliye şirketi, güvenlik gerekçesiyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri durdurdu veya alternatif rotalara yöneldi.
Denizcilik veri şirketi 'MarineTraffic' raporlarına göre, boğazdan geçen gemi sayısında son 48 saatte yüzde 40'a varan bir azalma kaydedildi. Özellikle ham petrol ve LNG taşıyan tankerlerin geçişlerinde belirgin bir yavaşlama var. Uzmanlar, bu durumun küresel enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor.
Enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanmasına karşı hassas. Analistler, gerginliğin sürmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Şu an için boğaz tamamen kapanmamış olsa da, sigorta primlerindeki artış ve güvenlik endişeleri uluslararası ticareti olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinin enerji ihracatı için hayati önem taşıyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkeler, petrol ve doğalgazlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden dünya pazarlarına gönderiyor. Ayrıca, Umman Körfezi ve Hint Okyanusu'na açılan bu geçit, Asya ve Avrupa arasındaki deniz ticaretinde de kritik bir nokta.
ABD ile İran arasındaki gerginlik sadece enerji ticaretini değil, aynı zamanda deniz güvenliğini de tehdit ediyor. Bölgede konuşlu uluslararası deniz güçleri, ticari gemilere eşlik etmek ve olası saldırıları önlemek için hazırlıklarını artırdı. Bu arada, İran daha önce boğazı kapatmakla tehdit etmişti; ancak şu ana kadar böyle bir adım atılmadı.
Küresel ölçekte, bu gelişmeler Asya ve Avrupa'daki enerji ithalatçıları için ciddi bir risk oluşturuyor. Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Çin gibi ülkeler, petrol ve doğalgaz ihtiyaçlarının büyük kısmını Körfez bölgesinden karşılıyor. Alternatif tedarik yolları bulunmakla birlikte, boğazın geçici olarak kapanması dahi uluslararası enerji piyasalarında büyük bir krize yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde Körfez bölgesine bağımlı olmasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik küresel enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası ticaret yolları arasında Basra Körfezi'ne çıkışı olmamasına rağmen, bölgesel istikrar Türkiye'nin Orta Doğu politikaları ve güvenliği açısından önemli. Gelişme, ABD-İran geriliminin tırmanmasının Türkiye'yi dolaylı yoldan etkileyebileceğini göstermektedir.