İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) ajansı, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemi trafiğinin, bölgede ticari gemilere yönelik saldırıların sürmesi nedeniyle savaş öncesi seviyelerin yaklaşık %70 altında kaldığını açıkladı. Ajansın haftalık raporuna göre, son bir hafta içinde boğazdan 125 giden ve 129 gelen olmak üzere toplam 254 gemi geçişi kaydedildi. Bu rakam, çatışma öncesi dönemdeki yoğunluğun çok altında.
Gemi Trafiğindeki Düşüşün Arka Planı
UKMTO'nun verileri, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi hareketliliğinin, bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle ciddi şekilde azaldığını gösteriyor. Raporda, sadece son bir haftada kaydedilen gemi sayıları verilirken, bu sayıların savaş öncesi dönemdeki haftalık ortalamalarla kıyaslandığında yaklaşık %70'lik bir düşüşe işaret ettiği belirtiliyor. Ancak UKMTO, karşılaştırma yapılan döneme ilişkin spesifik bir tarih aralığı vermedi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Basra Körfezi'ndeki enerji kaynaklarını küresel pazarlara bağlayan bu dar geçit, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün taşınmasına sahne oluyor. Son dönemde bölgede ticari gemilere yönelik saldırıların artması, deniz taşımacılığı şirketlerini alternatif rotalara yönlendirirken, sigorta maliyetlerini de yükseltmiş durumda.
UKMTO, bölgedeki ticari gemilere yönelik saldırıların devam ettiğini ve bunun da gemi sahiplerini ve işletmecilerini tedirgin ettiğini vurguluyor. Ajans, haftalık raporunda ayrıca, bölgede seyreden gemilere yönelik güvenlik uyarılarını yineledi. Deniz ticaret operasyonları ajansı, gemilerin seyir planlamalarını yaparken bölgedeki güncel güvenlik durumunu dikkate almaları gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin azalması, küresel enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde önemli etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Boğazdan geçen petrol ve doğalgazın kesintiye uğraması, başta Asya ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin enerji arz güvenliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, uzun süreli bir aksamanın petrol fiyatlarında dalgalanmalara ve küresel enflasyon üzerinde baskıya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgede ticari gemilere yönelik saldırıların kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiği konusunda UKMTO raporunda net bir bilgi yer almıyor. Ancak son aylarda Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde de benzer saldırıların yaşandığı biliniyor. Bu saldırılar, deniz taşımacılığı şirketlerini Ümit Burnu üzerinden daha uzun ve maliyetli rotaları kullanmaya itmiş durumda. Hürmüz Boğazı'ndaki düşüş, bu genel tablonun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası deniz ticareti örgütleri ve denizcilik otoriteleri, bölgede seyreden gemilere yönelik risklerin azaltılması için çeşitli önlemler alıyor. Ancak UKMTO'nun son verileri, alınan önlemlere rağmen ticari gemi trafiğinin henüz normal seviyelere dönmediğini gösteriyor. Boğazdaki hareketliliğin ne zaman normale döneceği ise belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi geçişlerinin savaş öncesi seviyelerin %70 altında kalması, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dış ticareti açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlıktan etkilenebilir. Boğazdaki aksama, küresel enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturarak Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırabilir. Ayrıca, bölgede artan güvenlik riskleri, Türk deniz ticaret filosunun seyir güvenliğini de etkileyebilir. Türkiye, bölgesel istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabalara ağırlık vererek, enerji arz güvenliğini ve ticaret yollarının açıklığını güvence altına almayı hedefleyebilir.