Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden, 2023 yılında Beyaz Saray'da bulunan bir miktar kokainin 'kesinlikle' kendisine ait olmadığını sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla duyurdu. Uzun süredir madde bağımlılığıyla mücadele eden Hunter Biden, X platformunda yayınladığı bir video mesajında, söz konusu uyuşturucunun babasının başkanlığı döneminde Beyaz Saray'a getirildiği yönündeki suçlamaları reddetti. Olay, Temmuz 2023'te Beyaz Saray'ın basın odasına yakın bir alanda kokain bulunmasıyla gündeme gelmiş, dönemin Gizli Servis soruşturması faile ulaşamamıştı.
Hunter Biden'ın açıklaması ve suçlamaların arka planı
Hunter Biden, videoda şu ifadeleri kullandı: 'Beyaz Saray'da benim kullandığım kokain bulunduğu iddiası tamamen asılsız. Bu maddeyle yıllardır mücadele ediyorum ama asla başkanlık makamına bu tür bir şey getirmedim. Bu, babamın itibarını zedelemek için yapılmış bir algı operasyonudur.' Hunter Biden, 2023'teki kokain krizinden bu yana ilk kez bu kadar doğrudan bir açıklama yapıyor. Daha önce yaptığı röportajlarda bağımlılıkla mücadelesini anlatan Hunter, 2014'te ABD Deniz Kuvvetleri'nden uyuşturucu kullanımı nedeniyle ihraç edilmiş, 2020'de de vergi kaçakçılığı ve silah başvurusunda yalan beyan suçlamalarıyla yargı sürecine girmişti.
Beyaz Saray Sözcüsü ise konuyla ilgili yaptığı kısa açıklamada, 'O dönem kapsamlı bir güvenlik soruşturması yürütüldü ve kokainin kaynağı tespit edilemedi. Gizli Servis, ziyaretçi kayıtlarını ve güvenlik kamerası görüntülerini inceledi ancak bir sonuca ulaşılamadı' dedi. Bu açıklamalar, Cumhuriyetçilerin Biden ailesine yönelik suçlamalarını artırmasına neden oldu. Eski Başkan Donald Trump'ın destekçileri, Beyaz Saray'daki uyuşturucu skandalının Hunter Biden'ın işlerine ve babası Joe Biden'ın idaresine dair ciddi soruları beraberinde getirdiğini savunuyor.
ABD siyasetinde bir kriz habercisi mi?
Hunter Biden'ın bu son açıklaması, ABD'de başkanlık seçimlerine yaklaşılırken siyasi arenada yankı buluyor. Joe Biden'ın oğluna yönelik iddialar, özellikle Cumhuriyetçi Parti tarafından seçim kampanyasında kullanılıyor. Beyaz Saray'da bulunan kokainin kaynağının bulunamaması, güvenlik zaafiyeti olarak yorumlanırken, Hunter Biden'ın geçmişteki yasal sorunları da bu tartışmaları körüklüyor. Ancak Hunter Biden, bu kez daha agresif bir savunma ile kamuoyu önüne çıkıyor. Uzmanlar, bu açıklamanın seçim öncesi atmosferde Biden ailesini korumaya yönelik bir hamle olduğunu belirtiyor. Olay, ABD'de siyasi kutuplaşmanın bir kez daha su yüzüne çıkmasına neden olurken, her iki taraf da kendi anlatısını güçlendirmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu iç siyasi kriz, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD'de başkanlık seçimleri öncesinde Biden yönetiminin zayıflamasına yol açabilir. Türkiye'nin ABD ile ilişkileri, başkanın gücü ve meşruiyetiyle doğrudan bağlantılıdır. Eğer Biden yönetimi bu tür skandallarla daha fazla meşgul olursa, Türkiye'ye yönelik Suriye, enerji ve savunma gibi kritik konularda daha az dikkat ayırabilir. Ayrıca, Cumhuriyetçilerin iktidara gelmesi halinde Türkiye'ye karşı daha sert bir tutum izlenebileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Bu nedenle, Ankara'nın ABD iç siyasetindeki gelişmeleri yakından takip etmesi ve olası değişikliklere karşı hazırlıklı olması önem taşıyor.