Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiği, İran'ın geçtiğimiz haftalarda su yolundaki ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından ilk kez belirgin bir artış gösterdi. Çok sayıda süper tanker, Basra Körfezi'ne doğru yola çıkarak bölgedeki petrol sevkiyatının normale dönmeye başladığı sinyalini verdi. Deniz trafiği verilerine göre, son 48 saat içinde boğazı geçen ham petrol tankerlerinin sayısı, saldırıların yoğun olduğu döneme kıyasla yüzde 40 oranında arttı. Bu durum, küresel petrol piyasalarında rahatlama yaratırken, bölgesel güvenlik endişelerinin tamamen ortadan kalkmadığına da işaret ediyor. Uzmanlar, tankerlerin yeniden rotalarını Hürmüz'e çevirmesinde, uluslararası deniz güçlerinin bölgedeki varlığının ve sigorta primlerindeki kısmi düşüşün etkili olduğunu belirtiyor.
Saldırıların ardından tanker trafiğinde toparlanma
İran'ın, geçtiğimiz ay iki ayrı tankere düzenlediği saldırılar, Hürmüz Boğazı'nda seyir güvenliğine ilişkin ciddi kaygılara yol açmıştı. Saldırıların ardından birçok nakliye şirketi, bölgeden geçişleri geçici olarak durdurmuş veya alternatif rotalara yönelmişti. Ancak son günlerde, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden yüklenen ham petrol taşıyan süper tankerlerin yeniden boğazı kullanmaya başlaması dikkat çekiyor. Denizcilik veri analiz şirketi Vortexa'nın raporuna göre, boğazdan geçen günlük petrol miktarı, saldırılar öncesi seviyenin yüzde 85'ine ulaştı. Bu toparlanmada, ABD ve Birleşik Krallık öncülüğündeki deniz görev gücünün bölgedeki devriyelerini artırması ve ticari gemilere eşlik etmesi önemli rol oynadı. Ayrıca, İran'ın diplomatik kanallardan yaptığı gerilimi düşürme sinyalleri de tanker sahiplerini cesaretlendirdi. Bununla birlikte, bazı sigorta şirketleri hâlâ bölge geçişleri için yüksek prim talep ediyor ve bu durum, tam normale dönüşü sınırlayan bir faktör olarak öne çıkıyor.
Petrol piyasaları ve bölgesel jeopolitik denklem
Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin canlanması, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden oldu. Brent petrol varil fiyatı, haberin ardından yüzde 1,5 gerileyerek 82 dolar seviyesine indi. Analistler, boğazın yeniden işler hale gelmesinin, özellikle Asya pazarına yönelik petrol arzında rahatlama sağlayacağını ancak İran'ın tutumunun belirsizliğini koruduğu için risk priminin tamamen kaybolmadığını vurguluyor. Bölgesel açıdan bakıldığında, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, petrol ihracatlarının güvenliğini sağlamak için uluslararası deniz güçleriyle koordinasyonu artırmış durumda. İran ise, saldırılarının ardından yaptığı açıklamalarda, boğazın güvenliğinden yana olduğunu ancak kendi ulusal çıkarlarına yönelik tehditlere karşı misilleme hakkını saklı tuttuğunu belirtmişti. Bu ikircikli tutum, bölgede kırılgan bir dengenin varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, önümüzdeki haftalarda tanker trafiğinin seyrinin, İran'ın nükleer müzakerelerdeki ilerlemeye bağlı olarak şekilleneceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin canlanması, Türkiye için dolaylı ancak önemli etkiler taşıyor. Türkiye, ham petrol ithalatının önemli bir kısmını Irak ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinden sağlıyor; bu petrolün büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Boğazdaki aksama, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabileceği gibi, rafineri tedarik zincirinde de gecikmelere yol açabilirdi. Dolayısıyla trafiğin normale dönmesi, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından olumlu bir gelişme. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel ticaret koridorları düşünüldüğünde, Hürmüz'deki istikrar, Ankara'nın enerji merkezi olma hedeflerine de katkı sağlıyor. Bununla birlikte, İran ile Batı arasındaki gerilimin sürmesi, Türkiye'nin İran'la olan ticari ilişkilerini ve enerji işbirliğini karmaşık hale getirebilir.