ABD ile İran arasında aylardır süren savaşı sona erdirecek ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını sağlayacak geçici bir anlaşma, gübre sevkiyatlarını hemen rahatlatmaya yetmeyebilir. Gemi sahipleri, transit geçişlerin güvenliğini değerlendirmek için daha fazla ayrıntı bekliyor. Uzmanlar, anlaşma duyurusunun ardından gübre fiyatlarında düşüş yaşansa da lojistik sürecin en az birkaç hafta daha aksamaya devam edeceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ve İran arasında müzakere edilen geçici anlaşma, uluslararası nakliye sigortası ve savaş riski primlerinin düşmesine yol açtı. Ancak gemi operatörleri, boğazın tam güvenliğine ikna olana kadar seferlerine devam etmiyor. Hürmüz Boğazı, dünya deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte birine ve önemli miktarda amonyak, üre gibi gübre hammaddesine ev sahipliği yapıyor. Geçen yıl boğazdan 150 milyon tonun üzerinde gübre ve hammadde geçtiği tahmin ediliyor.
Çatışmaların başladığı ilk aylarda boğazdaki geçişler yüzde 40 oranında azalırken, birçok gübre şirketi alternatif rotaları test etmeye başladı. Ancak Süveyş Kanalı ve Ümit Burnu rotaları hem süreyi hem de maliyeti yüzde 25-30 artırıyor. Özellikle Hindistan ve Brezilya’ya yönelik gübre sevkiyatlarında gecikmeler yaşanıyor. Bu ülkeler, yüksek gıda enflasyonuyla mücadele ederken gübre arzındaki daralma ek bir risk oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı’nın gübre ticareti açısından önemi, petrol taşımacılığı kadar kritik. Orta Doğu’daki büyük gübre üreticileri – Suudi Arabistan, Katar, Umman, Bahreyn ve BAE – üretimlerinin büyük kısmını boğaz üzerinden ihraç ediyor. Bu ülkelerin toplam gübre ihracatı yıllık yaklaşık 20 milyar dolar değerinde. Çatışmalar nedeniyle bazı fabrikalar üretimi düşürmek zorunda kalırken, stoklar erimeye başladı.
Küresel gübre piyasası, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan fiyat şokunu henüz atlatamamıştı. Bu kez de Orta Doğu’daki gerginlik, arz zincirini yeniden kırılgan hale getirdi. Uluslararası Gübre Birliği’ne göre, dünya gübre ticaretinin yüzde 12’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Geçen ay boğazın kısmi kapanması, amonyak fiyatlarının ton başına 150 dolar artmasına neden oldu.
Anlaşma haberinin ardından amonyak fiyatları yüzde 8 geriledi ancak piyasa oyuncuları temkinli. Bir gemi kiralama şirketi yöneticisi, “Boğazın yeniden açıldığını duymak yeterli değil, güvenlik garantileri ve sigorta şartları netleşmeden hiçbir gemi yola çıkmaz” dedi. Ayrıca, İran’ın Şii milis grupları üzerindeki kontrolü ve bölgedeki diğer jeopolitik riskler, kalıcı bir çözümün önünde engel olarak duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım sektöründe kullandığı gübre hammaddesinin önemli bir kısmını ithal ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksama, özellikle Orta Doğu’dan temin edilen üre ve amonyak fiyatlarını yukarı çekerek çiftçinin maliyetini artırabilir. Ayrıca Türkiye’nin gübre üretiminde kullandığı doğal gazın bir kısmı da sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) olarak Katar ve diğer Körfez ülkelerinden geliyor. Boğazın kapanması, doğal gaz tedarikinde de risk oluşturuyor. Anlaşma olasılığı, kısa vadede Türk tarım girdi maliyetlerini ve enerji fiyatlarını rahatlatsa da, kalıcı çözüm için bölgesel istikrarın sağlanması kritik.