Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol tankerlerinin yaklaşık üçte biri, son aylarda İran sularını by-pass eden alternatif bir Umman rotasını kullandı. Uydu takip verilerine göre, 2023'ün ilk çeyreğinde boğazdaki toplam 1.200 tanker geçişinin yüzde 29'u, Umman'ın kıyı suları boyunca uzanan ve İran'ın kontrolündeki ana kanaldan kaçınan bir güzergâhı tercih etti. Bu oran, bir önceki yılın aynı döneminde sadece yüzde 8 iken, jeopolitik gerilimlerin artmasıyla birlikte keskin bir yükseliş gösterdi. Uzmanlar, bu değişimin temel nedeninin İran'ın bölgedeki deniz güvenliğine yönelik artan tehditleri ve ABD liderliğindeki koalisyonun deniz devriyelerini yoğunlaştırması olduğunu belirtiyor.
Alternatif rota: Umman'ın stratejik hamlesi
Umman, Hürmüz Boğazı'nın güney kıyısında yer alan stratejik konumuyla, İran'ın doğrudan müdahalesine maruz kalmadan petrol taşımacılığına olanak tanıyan bir rota geliştirdi. Bu güzergâh, Umman'ın Musandam Yarımadası açıklarında başlayıp, ülkenin doğu kıyıları boyunca uzanarak Umman Denizi'ne açılıyor. Bu sayede tankerler, İran'ın kontrolündeki Hürmüz Boğazı'nın dar ve jeopolitik açıdan hassas sularından geçmek zorunda kalmıyor. Umman hükümeti, bu rotayı resmen alternatif bir ticaret koridoru olarak tanımlamasa da, deniz trafiği verileri fiilen böyle bir geçişin oluştuğunu gösteriyor.
Takip sistemlerinden alınan verilere göre, alternatif rotayı kullanan tankerlerin çoğu Suudi Arabistan, Irak ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerinden yüklenen ham petrolü taşıyor. Bu ülkelerin ihracatçıları, İran'ın askeri tatbikatları ve gemilere el koyma tehditleri karşısında sigorta primlerinin artması ve nakliye sürelerinin uzaması riskini bertaraf etmek için Umman rotasına yöneliyor. Özellikle, İran'ın 2022 sonunda Hürmüz Boğazı'nda bir Yunan tankerine el koyması ve ardından ABD'nin bölgede deniz gücünü artırması, ticaret rotalarının çeşitlenmesini hızlandırdı.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji güvenliği ve jeopolitik dengeler
Bu gelişme, küresel enerji piyasaları için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın tekelleşmiş geçiş yapısının kırılmaya başladığını gösteriyor. Dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor ve İran, defalarca boğazı kapatma tehdidinde bulunmuştu. Alternatif bir rota, bu tehdidin etkisini azaltarak küresel petrol fiyatlarındaki ani dalgalanmaları önleyebilir. Ancak Umman rotası, gemilerin daha uzun bir mesafe kat etmesini gerektirdiğinden navlun maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, rota tamamen Umman'ın egemenliğinde olmadığı için uluslararası hukuk açısından tartışmalı olabilir.
Bölgesel düzeyde, İran'ın bu duruma tepkisi merak konusu. Tahran, alternatif rotayı egemenlik haklarına bir müdahale olarak görebilir ve askeri caydırıcılık önlemlerini artırabilir. Suudi Arabistan ve BAE ise, İran'a bağımlılığı azalttığı için bu gelişmeyi memnuniyetle karşılıyor. Öte yandan, ABD ve müttefikleri, bölgedeki deniz güvenliğini sağlamak için Umman ile işbirliğini derinleştirebilir. Bu durum, Basra Körfezi'ndeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir ve İran'ın bölgesel nüfuzunu sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için enerji arz güvenliği açısından dolaylı ama önemli etkiler taşıyor. Türkiye, ham petrol ithalatının büyük kısmını Irak ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinden yapıyor ve bu petrolün bir kısmı Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Alternatif bir rota, İran kaynaklı bir krizde Türkiye'nin enerji tedarikinde yaşanabilecek aksaklıkları azaltabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji merkezi olma hedefiyle örtüşen bu gelişme, bölgesel enerji koridorlarının çeşitlenmesini teşvik ediyor. Ancak, Umman rotasının maliyet ve kapasite sınırlamaları, kısa vadede Türkiye'nin enerji faturalarına doğrudan yansımayabilir. Yine de, Türkiye'nin bölgedeki deniz güvenliği inisiyatiflerine katılımı, alternatif ticaret yollarının korunmasına katkı sağlayabilir.