Basra Körfezi'nin dar boğazı Hürmüz, ABD ile İran arasında yeniden savaşın eşiğine gelinmesine neden olan bir kriz odağı haline geldi. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolu, İsrail-Hamas ateşkes anlaşmasının çökmesiyle birlikte iki ülke arasındaki en büyük gerilim noktalarından biri olarak yeniden öne çıkıyor. Tahran yönetimi, boğazı kontrol etme iddiasını sürdürürken, Washington bölgedeki deniz gücünü artırarak serbest geçişi garanti altına almaya çalışıyor. Uzmanlar, küçük bir provokasyonun bile bölgesel bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli?
Umman Körfezi'ni Basra Körfezi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, İran'ın güney kıyıları ile Umman'ın Musandam Yarımadası arasında yer alıyor. Dar noktası sadece 33 kilometre genişliğinde olan bu su yolu, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi büyük petrol ihracatçılarının küresel pazarlara açılan hayati kapısı konumunda. Her gün yaklaşık 17 milyon varil petrol buradan geçiyor. İran, coğrafi konumu sayesinde boğazı kapatma tehdidini sık sık gündeme getiriyor. 2019'da İran devrim muhafızları, İngiliz bandıralı bir tankere el koyarak bu tehdidin uygulanabilir olduğunu göstermişti. ABD ise 5. Filo'sunu Bahreyn'de konuşlandırarak boğazın güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Son haftalarda ABD Donanması, bölgedeki varlığını artırırken, İran da insansız hava araçları ve hızlı botlarla tatbikatlar düzenliyor.
Ateşkesin çöküşü ve bölgesel etkileri
İsrail ile Hamas arasında Mayıs 2024'te varılan ateşkes anlaşması, tarafların birbirlerini anlaşmayı ihlalle suçlamasıyla birlikte çökme noktasına geldi. Bu durum, ABD'nin Orta Doğu'daki angajmanını artırmasına neden oldu. Washington, İran'ın ateşkesin bozulmasında parmağı olduğunu iddia ederken, Tahran bu suçlamaları reddediyor. İran yönetimi, Hamas'ı desteklemeye devam edeceğini açıklarken, ABD de İran'a yönelik yeni yaptırımlar hazırlığında. Gerilim, Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırılarını artırmasıyla daha da karmaşık bir hal alıyor. Husiler, İran'ın desteklediği bir grup olarak, İsrail'e bağlı olduğunu iddia ettikleri gemileri hedef alıyor. Bu saldırılar, küresel tedarik zincirlerini tehdit ederken, deniz sigorta primlerinin artmasına ve bazı şirketlerin alternatif yollar aramasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir çatışma, Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmasa da enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, petrol ihtiyacının büyük bölümünü Irak ve İran üzerinden karşılıyor; boğazın kapanması bu tedariki sekteye uğratabilir ve küresel petrol fiyatlarını yükselterek enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, ABD ile İran arasındaki gerilim, Türkiye'nin komşusu Irak'ta istikrarsızlığa yol açabilir. Ankara, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken, diğer yandan enerji ve güvenlik alanlarında işbirliği yaptığı İran'la sınırlı bir angajmanı sürdürmek zorunda kalacak. Bu nedenle, Türk diplomasisinin krizi yatıştırmak için devreye girmesi olasıdır.