Hong Kong Eğitim Bürosu, Çin yönetimindeki özel idari bölgede 2023 ile 2025 yılları arasında 91 öğrencinin intihar ettiğini duyurdu. Parlamentoya yapılan yazılı bildiride, ölümlerin neredeyse tamamının 12-18 yaş arası ortaokul öğrencilerinden oluştuğu, kız öğrencilere oranla erkek öğrencilerin bu vakalarda daha fazla yer aldığı belirtildi. Verilere göre, 2023 yılında 32, 2024 yılında 37 ve 2025'in ilk üç ayında 22 şüpheli intihar vakası kayıtlara geçti. Eğitim yetkilileri, bu vakaların resmi intihar istatistikleri olmadığını, polis ve adli tıp incelemeleri sonrası kesinleşeceğini vurguladı.
Artan genç intiharlarının ardındaki nedenler
Hong Kong'da özellikle COVID-19 pandemisi sonrası gençler arasında ruh sağlığı sorunları ciddi biçimde arttı. Uzun süreli okul kapatmaları, sosyal izolasyon ve sınav baskısı, öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını zayıflattı. Eğitim Bürosu, 2023'te okullardaki rehberlik hizmetlerini güçlendirdiğini, ancak sonuçların henüz yetersiz olduğunu kabul etti. Uzmanlar, özellikle erkek öğrencilerin duygusal sorunlarını ifade etmekte zorlandığını, toplumsal cinsiyet rollerinin bu durumu tetiklediğini belirtiyor. Ayrıca, Hong Kong'un rekabetçi eğitim sistemi, üniversiteye giriş sınavlarının yarattığı stres ve aile beklentileri intihar riskini artıran faktörler arasında sayılıyor.
Eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları, hükümetin yalnızca istatistik paylaşmakla yetindiğini, somut önlem almadığını eleştiriyor. Son yıllarda okullarda psikolojik danışman sayısı artırılsa da, birçok okulda hâlâ öğrenci başına düşen danışman oranı yetersiz. Aileler, çocuklarının ruh sağlığını takip edebilmek için eğitim almak istediklerini ancak bu konuda da devlet desteğinin kısıtlı olduğunu ifade ediyor.
Küresel bir sorun: Gençlerde intihar oranı artıyor
Hong Kong'daki bu veri, küresel bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2024 raporuna göre, 15-29 yaş arası gençlerde intihar, ölüm nedenleri arasında dördüncü sıraya yükseldi. Pandemi sonrası artan anksiyete, depresyon ve yalnızlık duygusu, gençleri en çok etkileyen psikolojik sorunlar haline geldi. Güney Kore, Japonya ve Tayvan gibi Doğu Asya ülkelerinde de benzer tablolar görülüyor. Bu bölgelerde eğitim baskısı, yüksek işsizlik oranları ve sosyal medyanın olumsuz etkisi intihar vakalarını tetikliyor. Uzmanlar, ülkelerin eğitim sistemlerini yeniden yapılandırması, psikolojik destek ağlarını güçlendirmesi ve aileleri bilinçlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, genç intiharlarının önüne geçmek giderek zorlaşacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu tablo, Türkiye'de de benzer bir eğilimin olabileceğine işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2023 yılında 15-24 yaş grubunda intihar sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 arttı. Sınav baskısı, işsizlik endişesi ve aile içi iletişim sorunları Türkiye'de de gençler arasında başlıca risk faktörleri olarak öne çıkıyor. Ancak Türkiye'de intihar verilerinin şeffaf paylaşılmaması ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler, sorunun boyutunu gizleyebiliyor. Hong Kong örneği, eğitim sistemlerinin öğrencilerin psikolojik iyiliğini merkeze alacak şekilde dönüştürülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye'deki politika yapıcıların, bu tür uluslararası verileri dikkate alarak okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerini yaygınlaştırması ve intihar önleme stratejileri geliştirmesi hayati önem taşıyor.