Hong Kong'da göçmen işçilere ücretsiz hukuki destek sağlayan 17 kişilik bir yardım kuruluşu, artan başvuru talebi karşısında operasyonlarını ölçeklendirmek için yapay zeka (YZ) teknolojisinden yararlanmaya başladı. Yerel sivil toplum örgütü Migrasia'nın kurucu ortağı ve direktörü David Bishop, göçmen işçilerin sistematik istismara maruz kaldığını ve mevcut başvuru sayısının manuel olarak ele alınamayacak seviyeye ulaştığını belirtti.
Yapay zeka ile başvuru sürecinin dijitalleştirilmesi
Migrasia, özellikle ev işçileri ve inşaat işçileri gibi savunmasız gruplara yönelik çalışıyor. Kuruluş, geçen yıl boyunca binlerce başvuru aldı ve bu durum, sınırlı insan kaynağıyla baş edilemez hale geldi. Bu nedenle, başvuruların ilk değerlendirmesini yapmak ve acil durumları önceliklendirmek için bir YZ sistemi geliştirdi. Sistem, başvuru sahiplerinin dillerine göre çeviri yapabiliyor ve yasal metinleri analiz ederek işçilerin haklarıyla ilgili bilgilendirme sağlıyor.
Bishop, YZ'nin amaçlarının insanları işsiz bırakmak olmadığını, aksine avukatların ve danışmanların daha karmaşık vakalara odaklanmasını sağladığını vurguladı. Örneğin, sistem sözleşme ihlallerini, ücret kesintilerini veya pasaportlara el konulması gibi yaygın sorunları tespit edebiliyor. Bu sayede, kuruluşun ekipleri daha stratejik müdahalelerde bulunabiliyor.
Hong Kong'da yaklaşık 400 bin göçmen işçi bulunuyor; bunların büyük çoğunluğu Filipinli ve Endonezyalı ev işçileri. Ancak COVID-19 pandemisi döneminde işten çıkarmalar ve sınır kısıtlamaları, işçilerin hak kayıplarını daha da artırdı. Migrasia'nın raporlarına göre, işçilerin yüzde 70'inden fazlası sözleşme şartlarına uyulmadığını, ücretlerin eksik ödendiğini veya çalışma saatlerinin aşıldığını bildiriyor. Bu tablo, YZ destekli çözümlerin önemini gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'daki bu girişim, Asya genelinde göçmen işçilere yönelik hizmetlerde teknolojinin kullanımına örnek teşkil ediyor. Singapur, Malezya ve Körfez ülkeleri gibi yoğun göçmen işçi istihdam eden bölgelerde benzer sorunlar yaşanıyor. YZ destekli hukuki yardım platformları, özellikle dil engelleri ve hukuk okuryazarlığının düşük olduğu topluluklarda erişimi kolaylaştırıyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünya genelinde 169 milyon göçmen işçi bulunuyor ve bunların önemli bir kısmı Asya'da yaşıyor. Bu işçilerin büyük bir bölümü kayıt dışı sektörlerde çalıştığı için hak ihlallerine karşı daha savunmasız. Migrasia'nın yaklaşımı, bu alandaki sivil toplum örgütlerine ilham verebilir; özellikle de düşük maliyetli ve ölçeklenebilir olması nedeniyle.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde düzenli ve düzensiz göçmen işçi nüfusuna sahip. Suriye, Afganistan ve Orta Asya ülkelerinden gelen işçilerin çalışma koşulları zaman zaman sömürüye açık olabiliyor. Migrasia örneği, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarına ve belediyelere, göçmen işçilere yönelik hukuki destek ve bilgilendirme hizmetlerinde YZ teknolojisinin nasıl kullanılabileceğine dair önemli bir model sunuyor. Ayrıca, bu tür dijital çözümler, Türkiye'nin göç yönetimi politikalarına katkı sağlayabilir; ancak etik ve veri gizliliği konularının gözetilmesi gerekiyor. Teknolojinin bu alandaki kullanımı, Türkiye'deki insan hakları savunucuları için de yeni bir fırsat alanı oluşturabilir.