Hong Kong, yapay zekâ (AI) alanında küresel yarışta geride kalıyor ve bu durum, şehrin ekonomik çeşitliliği ve inovasyon kapasitesi için endişe yaratıyor. Güney Çin Sabah Postası'nda Leopold Chen ve Theodora Yu tarafından kaleme alınan analizde, 16 Eylül'de açıklanacak beş yıllık plan ve politika konuşması öncesinde, Hong Kong'un AI benimsemesini nasıl artırabileceği ve oyununu nasıl yükseltebileceği ele alınıyor. Yazıda ayrıca, inşaat malzemeleri torbalarının tanınması gibi yapay zekâ uygulamalarına da değiniliyor; bu tür örnekler, teknolojinin günlük hayatta ve sanayide nasıl kullanılabileceğini gösteriyor.
Yapay Zekâ Yarışında Hong Kong'un Konumu
Hong Kong, finans ve ticaret merkezi olarak bilinse de, yapay zekâ alanında ABD, Çin anakarası ve Singapur gibi rakiplerinin gerisinde kaldı. Şehir, yüksek yaşam maliyeti, sınırlı alan ve vasıflı iş gücü eksikliği gibi yapısal sorunlarla boğuşuyor. Buna karşın, hükümet son yıllarda AI'ya yönelik stratejiler geliştirmeye başladı. Örneğin, 2023'te açıklanan bütçede AI ve dijital ekonomiye ayrılan kaynaklar artırıldı. Ancak uzmanlar, bu adımların yeterince hızlı ve kapsamlı olmadığını belirtiyor.
Hong Kong'un AI ekosistemi, genç yetenekleri çekmekte zorlanıyor. Şehirdeki üniversiteler güçlü olsa da, mezunlar genellikle daha iyi fırsatlar için Singapur, Shenzhen veya Silikon Vadisi'ne yöneliyor. Ayrıca, veri paylaşımı ve gizlilik düzenlemeleri konusundaki belirsizlikler, şirketlerin AI yatırımlarını yavaşlatıyor.
Beş yıllık plan ve politika konuşması, Hong Kong'un AI stratejisini netleştirmesi için bir fırsat olarak görülüyor. Hükümetin, AI araştırma merkezleri kurmak, vergi teşvikleri sağlamak ve kamu hizmetlerinde AI kullanımını yaygınlaştırmak gibi adımlar atması bekleniyor. Ancak bu adımların etkili olması için özel sektörle iş birliği ve uzun vadeli bir vizyon şart.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong'un AI'daki geri kalmışlığı, yalnızca yerel bir sorun değil; aynı zamanda bölgesel ve küresel rekabeti de etkiliyor. Çin anakarası, 2030'a kadar dünyanın AI lideri olmayı hedefliyor ve Shenzhen, Guangzhou gibi şehirler bu alanda hızla ilerliyor. Hong Kong, bu ekosistemin bir parçası olabilir, ancak geride kalırsa, ekonomik çeşitliliği ve uluslararası cazibesi zarar görebilir. Singapur ise AI'ya yaptığı yatırımlarla Hong Kong'un önüne geçmiş durumda.
Küresel ölçekte, AI yarışı ABD ile Çin arasında kızışırken, Hong Kong gibi şehirlerin kendine bir yer bulması zorlaşıyor. Ancak Hong Kong, hukuk sistemi, serbest piyasa ekonomisi ve uluslararası bağlantılarıyla hâlâ avantajlı. Doğru politikalarla, AI alanında niş bir oyuncu olabilir. Örneğin, finansal teknoloji (fintech) ve akıllı şehir uygulamalarında uzmanlaşabilir.
Öte yandan, Hong Kong'un AI stratejisi, ABD-Çin teknoloji savaşında da dikkatle izleniyor. ABD'nin çip ihracatı kısıtlamaları, Hong Kong'u da etkileyebilir. Şehir, hem Batı hem de Doğu ile iyi ilişkilerini koruyarak denge politikası izlemek zorunda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un yapay zekâ yarışındaki konumu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel teknoloji rekabetinin bir yansıması olarak önem taşıyor. Türkiye, kendi AI stratejisini oluştururken Hong Kong'un deneyiminden ders çıkarabilir. Özellikle, genç yetenekleri elde tutma, veri düzenlemeleri ve özel sektör teşvikleri konularında benzer zorluklarla karşılaşabilir. Ayrıca, Hong Kong'un AI'da geri kalması, Türkiye gibi yükselen ekonomiler için fırsatlar yaratabilir; ancak bu fırsatları değerlendirmek için hızlı ve etkili politikalar şart. Türkiye, AI yatırımlarını artırarak bölgesel bir teknoloji merkezi olma potansiyelini kullanabilir.