Hong Kong'da WhatsApp üzerinden gerçekleştirilen hesap ele geçirme dolandırıcılıkları, yılın ilk yedi ayında bir önceki döneme göre yaklaşık yüzde 170 artış göstererek bin 993 vakaya ulaştı. Polis verilerine göre, bu vakalarda mağdurların toplam kaybı dikkat çekerken, tek bir kişinin 12,2 milyon Hong Kong doları (yaklaşık 1,55 milyon ABD doları) dolandırıldığı kaydedildi. Dolandırıcıların özellikle arkadaş listelerini hedef alarak mesajlaşma uygulamaları üzerinden para talebinde bulunduğu, bu yöntemin pandemi sonrası dijital bağımlılığın artmasıyla birlikte daha da yaygınlaştığı belirtiliyor.
WhatsApp Hesapları Nasıl Ele Geçiriliyor?
Yetkililer, dolandırıcıların WhatsApp hesaplarını ele geçirmek için genellikle 'altıncı his' veya 'güvenlik doğrulama' bahanesiyle kurbanlardan aldıkları altı haneli doğrulama kodunu kullandıklarını açıkladı. Bu kod, genellikle telefon numarasına gönderilir ancak dolandırıcılar, kurbanı arayarak ya da mesaj atarak kendilerini WhatsApp çalışanı olarak tanıtıp bu kodu paylaşmalarını sağlıyor. Kod ele geçirildiğinde hesap, saldırganın kontrolüne geçiyor ve çoğu zaman kurban bu durumu fark edene kadar dolandırıcılar, kişinin tüm mesajlaşma geçmişini inceleyerek arkadaşlarına ve ailesine 'acil yardım' mesajları gönderip havale yapmalarını istiyor.
Polis raporlarına göre, vakaların büyük bölümünde taleplerin küçük meblağlarla başlayıp, güven sağlandıktan sonra yüksek miktarlara ulaştığı görülüyor. Ayrıca dolandırıcılar; kurbanın sesli mesajlarını veya fotoğraflarını kullanarak deepfake benzeri yöntemlerle aile bireylerini ikna etmeye çalışıyor. Hong Kong Polisi'nin siber suç birimi, bu tür saldırılara karşı vatandaşları iki adımlı doğrulamayı aktifleştirmeleri ve telefonla bile olsa doğrulama kodunu kimseyle paylaşmamaları konusunda uyarıyor.
Küresel Siber Güvenlik Endişeleri Artıyor
Bu artış, yalnızca Hong Kong'a özgü bir durum değil. Küresel çapta WhatsApp ve diğer mesajlaşma platformlarındaki hesap ele geçirme vakaları son iki yılda önemli ölçüde arttı. Siber güvenlik uzmanları, saldırganların özellikle gelişen ülkelerdeki kullanıcıları hedef aldığını, çünkü bu bölgelerde iki adımlı doğrulama farkındalığının düşük olduğunu belirtiyor. Hong Kong'un finans merkezi olması nedeniyle, kişisel verilerin ve bankacılık bilgilerinin ele geçirilmesi riski, mağdurların maddi kayıplarını artırıyor.
Uzmanlar, kullanıcıların yalnızca arkadaşlarından gelen mesajlara değil, tanımadıkları numaralardan gelen çağrılara da şüpheyle yaklaşmaları gerektiğini vurguluyor. WhatsApp'ın kendisi de kullanıcılarına hesap güvenliği ipuçları sunarken, hükümetlerin siber suçlarla mücadele için uluslararası iş birliğini artırması gerektiği ifade ediliyor. Hong Kong'da polis, bu vakalarla ilgili farkındalık yaratmak için metro istasyonlarında ve sosyal medyada kamu spotları yayınlarken, bankalar da şüpheli işlemlerde müşterilerini anında bilgilendirmeye başladı.
Gelecekte Neler Olabilir?
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık yöntemlerinin de evrileceği öngörülüyor. Yapay zeka destekli ses taklidi ve kişisel veri sızıntıları, siber suçların daha da karmaşık hale getirebilir. Bu nedenle, hem bireysel hem kurumsal düzeyde güvenlik önlemlerinin sürekli güncellenmesi gerektiği belirtiliyor. Hong Kong polisi, vatandaşların şüpheli durumlarda '18222' numaralı ihbar hattını aramalarını öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de giderek artan siber dolandırıcılık vakalarına ışık tutuyor. Türkiye'de de benzer yöntemlerle WhatsApp hesaplarının ele geçirildiği ve dolandırıcılık olaylarının yaşandığı biliniyor. Özellikle deprem sonrası yardım kampanyalarında ve sosyal medya kullanımının arttığı dönemlerde bu tür saldırıların arttığı gözlemleniyor. Türk vatandaşlarının da iki adımlı doğrulamayı aktifleştirmesi ve tanımadıkları kişilere asla doğrulama kodu vermemesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin siber suçlarla mücadele konusunda uluslararası iş birliği mekanizmalarına katılımını artırması ve farkındalık eğitimlerine ağırlık vermesi gerektiği değerlendiriliyor.