Hong Kong Özel İdari Bölgesi Başyöneticisi John Lee Ka-chiu, kentin Çin anakarası sınırına yakın bölgesinde planlanan üniversite kentinin büyüklüğünü mevcut planın on katına, yani 1.000 hektara çıkarma sözü verdi. Lee'nin bu açıklaması, Pekin'in Hong Kong işlerinden sorumlu üst düzey yetkilisi Xia Baolong'un, eğitim ile sanayi arasında bağ kurulmasını destekleyen ve kentin ekonomik, yenilikçilik ve teknoloji potansiyelini öven bir konuşmasının ardından geldi. Xia'nın ziyareti sırasında yaptığı değerlendirme, Hong Kong'un kuzeydeki yeni gelişim bölgesine yönelik merkezi hükümet desteğinin bir işareti olarak yorumlandı.
Gelişmenin arka planı: Kuzey Metropolü ve üniversite kenti vizyonu
Hong Kong yönetimi, 2021 yılında açıkladığı 'Kuzey Metropolü' stratejisi kapsamında, sınıra yakın bölgelerde büyük bir kentsel dönüşüm ve gelişim projesi başlatmıştı. Bu stratejinin merkezinde, Hong Kong'un Çin anakarası ile entegrasyonunu hızlandırmak ve kentin inovasyon merkezi haline gelmesini sağlamak amacıyla bir üniversite kenti inşa edilmesi yer alıyordu. Başlangıçta 100 hektar olarak planlanan üniversite kenti, John Lee'nin yeni hedefiyle 1.000 hektara genişletilecek. Bu, yaklaşık 1.400 futbol sahasına eşdeğer bir alan anlamına geliyor.
Lee, yaptığı konuşmada 'Bu üniversite kenti, dünyanın her yerinden en iyi akademisyenleri ve araştırmacıları çekecek bir bilim ve teknoloji inovasyon kutbu olacak' dedi. Projenin, Hong Kong'un mevcut sekiz devlet üniversitesinin yerleşkelerini ve uluslararası ortaklıkla kurulacak yeni yükseköğretim kurumlarını barındırması planlanıyor. Ayrıca, teknoloji firmaları, Ar-Ge merkezleri ve kuluçka merkezleri için de alan ayrılacak.
Xia Baolong ise ziyaretinde, 'Hong Kong'un eğitim ve bilimsel araştırma altyapısının güçlendirilmesinin, ülkenin genel teknolojik bağımsızlık hedeflerine katkı sağlayacağını' vurguladı. Xia'nın bu açıklaması, projeye Pekin'den tam destek olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Çin'in teknoloji hamlesi ve Hong Kong'un rolü
Üniversite kentinin genişletilmesi, Çin'in 'Made in China 2025' ve 'Bilim ve Teknolojide Güçlü Ülke' stratejileriyle uyumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. Hong Kong, bir yandan serbest piyasa ekonomisi ve hukuk sistemiyle uluslararası finans merkezi kimliğini korurken, diğer yandan Çin anakarasının Shenzhen ve Guangzhou gibi şehirleriyle entegre bir inovasyon koridoru oluşturmayı hedefliyor. Bu proje, Hong Kong'un bilimsel araştırma kapasitesini artırarak, Çin'in yarı iletkenler, yapay zeka ve biyoteknoloji gibi kritik alanlarda dışa bağımlılığını azaltmasına yardımcı olabilir.
Bölgesel olarak, Hong Kong'un üniversite kenti, Shenzhen'in Huaqiangbei gibi teknoloji merkezleri ve Guangzhou'nun bilim parklarıyla doğrudan bağlantılı olacak şekilde tasarlanıyor. Bu, Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Bölgesi'nin (GBA) entegrasyon hedefleriyle de örtüşüyor. Uzmanlar, bu tür bir eğitim-sanayi kümesinin, küresel teknoloji devleri için de cazip bir Ar-Ge merkezi haline gelebileceğini belirtiyor. Ancak, projenin başarısı için Hong Kong'un arazi kıtlığı, yüksek yaşam maliyeti ve siyasi istikrar gibi zorlukları aşması gerekiyor. Ayrıca, mevcut üniversitelerin akademik özgürlük endişeleri ve uluslararası öğretim üyelerinin çekilmesi konularında da hassasiyetler bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un üniversite kentini on kat büyütme planı, doğrudan Türkiye ile ilgili olmamakla birlikte, küresel teknoloji rekabeti bağlamında önem taşıyor. Çin'in eğitim ve inovasyona yaptığı bu yatırım, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin de kendi teknoloji politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle Türkiye'nin savunma sanayi, yapay zeka ve biyoteknoloji alanlarındaki hedefleri için benzer bir eğitim-sanayi entegrasyonu modeli düşünülebilir. Aynı zamanda, Hong Kong'un uluslararası finans merkezi kimliğiyle Çin anakarasının üretim gücünü birleştiren bu model, Türkiye'nin İstanbul Finans Merkezi ve teknoloji odaklı kalkınma stratejileri için dersler içerebilir. Ancak, projenin siyasi ve hukuki boyutları, Hong Kong'un özerk statüsüne dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.