Hong Kong'da Animals Asia tarafından yürütülen Dr Dog ve Professor Paws terapi köpeği programları, artan talep karşısında Şubat 2027'ye kadar tamamen dolu. Bir personel ve 65 gönüllü ile köpeklerinden oluşan program, okullar, hastaneler ve huzurevlerinden gelen ziyaret taleplerine yetişemiyor. Program koordinatörleri, mevcut kapasitenin talebin çok altında kaldığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Animals Asia'nın Dr Dog ve Professor Paws programları, terapötik faydaları bilimsel olarak kanıtlanmış köpekler aracılığıyla hastalara, yaşlılara ve öğrencilere duygusal destek sağlıyor. Program, Hong Kong genelinde gönüllü köpek sahiplerinin katılımıyla yürütülüyor. Ancak sadece bir tam zamanlı personel ve 65 gönüllü ile yürütülen operasyon, artan talebi karşılamakta zorlanıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde ruh sağlığı hizmetlerine olan ilginin artması, programa olan talebi tetikledi. Okullar, hastaneler ve huzurevleri, terapi köpeklerinin öğrencilerin stresini azalttığı, hastaların moralini yükselttiği ve yaşlıların yalnızlık duygusunu hafiflettiği yönündeki geri bildirimlerle programa yoğun ilgi gösteriyor.
Programın koordinatörleri, talebin karşılanamamasının nedenleri arasında sınırlı gönüllü sayısı, köpeklerin eğitim süreçlerinin uzunluğu ve lojistik zorluklar olduğunu belirtiyor. Her bir terapi köpeği ve sahibi, belirli bir eğitimden geçerek sertifika alıyor. Bu süreç, programın genişlemesini yavaşlatıyor. Ayrıca, ziyaretlerin koordinasyonu ve sağlık güvenliği protokolleri de kapasiteyi sınırlayan faktörler arasında.
Hong Kong'da terapi köpeklerine olan ilginin artması, küresel bir eğilimin parçası. Dünya genelinde hayvan destekli terapi uygulamaları, ruh sağlığı ve rehabilitasyon alanında giderek daha fazla kabul görüyor. Ancak Hong Kong'daki durum, bu tür programların finansman ve personel açısından ne kadar kırılgan olabileceğini de gözler önüne seriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Asya-Pasifik bölgesinde hızla yaşlanan nüfus ve artan ruh sağlığı sorunları, hayvan destekli terapilere olan ihtiyacı artırıyor. Hong Kong gibi yoğun kentleşmiş şehirlerde, stres ve yalnızlık gibi sorunlar yaygın. Terapi köpekleri, bu sorunlarla başa çıkmada alternatif bir destek mekanizması sunuyor. programın 2027'ye kadar dolu olması, talebin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
Benzer programlar Japonya, Singapur ve Güney Kore gibi ülkelerde de yaygınlaşıyor. Ancak çoğu ülkede olduğu gibi Hong Kong'da da bu hizmetler genellikle sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülüyor ve devlet desteğinden yoksun. Uzmanlar, bu tür programların yaygınlaşması için kamu-özel işbirliğinin ve gönüllü ağlarının genişletilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Küresel olarak, hayvan destekli terapi alanındaki bilimsel araştırmalar da artıyor. Köpeklerin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, kan basıncını düşürme, stres hormonlarını azaltma ve sosyal etkileşimi artırma gibi konularda kanıtlar bulunuyor. Bu da programlara olan ilgiyi artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de son yıllarda hayvan destekli terapi ve rehabilitasyon uygulamalarına ilgi artıyor. Ancak kurumsal ve yaygın bir program henüz bulunmuyor. Hong Kong örneği, sınırlı kaynaklarla bile etkili sonuçlar alınabileceğini, ancak talebin karşılanamaması durumunda uzun bekleme listelerinin oluşabileceğini gösteriyor. Türkiye'deki yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, benzer modelleri inceleyerek ruh sağlığı ve yaşlı bakımı alanında hayvan destekli terapileri yaygınlaştırabilir. Ayrıca, bu tür programlar için gönüllü ağlarının güçlendirilmesi ve kamu desteğinin sağlanması, gelecekte benzer kapasite sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir.