Hong Kong'da faaliyet gösteren şirketlerin yalnızca yüzde 3'ü yapay zeka (YZ) teknolojilerini iş süreçlerine tamamen entegre etmiş durumda. Danışmanlık şirketi Accenture tarafından yapılan ve sonuçları çarşamba günü açıklanan ankete göre, şirketlerin büyük çoğunluğu örgütsel değişime direnç ve güncelliğini yitirmiş dijital altyapı gibi engellerle karşı karşıya. 150 şirketin katıldığı araştırma, Hong Kong iş dünyasının yapay zeka dönüşümünde henüz emekleme aşamasında olduğunu ortaya koyuyor.
Yapay zeka entegrasyonunda yavaş ilerleme
Accenture'ın anketine katılan 150 şirketin sadece 5'i yapay zekayı iş akışlarına tamamen dahil ettiğini belirtti. Bu oran, Hong Kong'un küresel bir finans ve ticaret merkezi olarak konumuna rağmen, dijital dönüşümde ne kadar geride kaldığını gösteriyor. Araştırmaya göre, şirketlerin önemli bir kısmı yapay zeka projelerini pilot aşamada tutuyor veya henüz başlamamış durumda. Katılımcıların yarısından fazlası, yapay zekanın potansiyel faydalarının farkında olmalarına rağmen, uygulama konusunda isteksiz davranıyor.
Ankette öne çıkan engeller arasında, çalışanların ve yöneticilerin değişime karşı direnci, mevcut BT altyapısının yetersizliği ve yapay zeka konusunda uzmanlaşmış personel eksikliği yer alıyor. Ayrıca, veri güvenliği ve gizlilik endişeleri de şirketleri yavaşlatan faktörler arasında. Accenture uzmanları, Hong Kong'daki şirketlerin rekabet gücünü korumak için yapay zeka adaptasyonunu hızlandırması gerektiği uyarısında bulunuyor. Küresel ölçekte, yapay zeka entegrasyonu konusunda şirketler arasındaki uçurum giderek açılıyor; Kuzey Amerika ve Avrupa'daki firmalar daha hızlı ilerlerken, Asya-Pasifik bölgesinde Hong Kong gibi bazı ekonomiler geride kalıyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
Hong Kong, son yıllarda siyasi ve ekonomik belirsizliklerle boğuşuyor. 2019 protestoları ve ardından gelen Kovid-19 salgını, iş dünyasının teknoloji yatırımlarını olumsuz etkiledi. Buna karşın, hükümet yapay zeka ve dijital ekonomiye geçişi teşvik etmek için çeşitli girişimler başlattı. Ancak anket sonuçları, bu çabaların henüz meyvelerini vermediğini gösteriyor. Bölgesel rakip Singapur, yapay zeka stratejisinde daha agresif adımlar atarak şirketlere vergi teşvikleri ve altyapı desteği sağlıyor. Çin anakarası ise yapay zeka gelişimini ulusal öncelik olarak belirlemiş durumda ve Hong Kong'un bu yarışta geri kalmaması için baskı artıyor.
Uzmanlar, Hong Kong'un finans, lojistik ve profesyonel hizmetler gibi sektörlerde yapay zeka kullanımını artırarak verimlilik ve inovasyonu teşvik edebileceğini belirtiyor. Ancak bunun için şirketlerin kültürel dönüşümü yönetmeleri, çalışanlarına yeni beceriler kazandırmaları ve teknoloji altyapılarını güncellemeleri gerekiyor. Accenture'ın raporu, işletmelerin yapay zeka stratejilerini oluştururken daha cesur ve kapsamlı olmaları çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki yapay zeka entegrasyonunun düşük seviyede kalması, Türkiye'nin dijital dönüşüm politikaları için bir uyarı niteliğinde. Türkiye de benzer şekilde KOBİ'lerde ve büyük ölçekli şirketlerde yapay zeka adaptasyonunda zorluklar yaşıyor. Ancak Türkiye, genç nüfusu ve gelişen teknoloji ekosistemiyle potansiyel barındırıyor. Hong Kong örneği, hükümet teşviklerinin ve altyapı yatırımlarının önemini gösteriyor. Türkiye'nin de yapay zeka stratejisinde özel sektörü cesaretlendirmesi, eğitim programlarıyla beceri açığını kapatması ve veri güvenliği konusunda net düzenlemeler yapması gerekiyor. Aksi takdirde, küresel rekabette geride kalma riski bulunuyor.