Hong Kong'da üniversiteye giriş sınavına (DSE) hazırlanan öğrencilerin yüzde 40'ı, yapay zeka (YZ) ve ekonominin geleceğine dair belirsizliklerin en büyük stres kaynağı olduğunu bildirdi. Gençlik derneği tarafından yapılan anket, bu yıl sınava girecek adayların geçen yıla kıyasla biraz daha az stresli olduğunu ancak yeni teknolojilerin ve iş piyasasındaki dalgalanmaların kaygıyı artırdığını ortaya koydu. Araştırma, 2024 yılı itibarıyla 1.200'den fazla öğrenciyle yapılan görüşmelere dayanıyor.
Gelişmenin arka planı: YZ'nin eğitime etkisi
Ankete katılan öğrencilerin yüzde 39'u, yapay zekanın iş bulma olanaklarını olumsuz etkilemesinden endişe duyduğunu belirtti. Özellikle ChatGPT gibi üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşması, geleneksel mesleklerin dönüşüm geçireceği korkusunu besliyor. Hong Kong Eğitim Bakanlığı, müfredata yapay zeka okuryazarlığı dersleri eklemeyi planladığını ancak bu değişimin öğrenciler üzerinde baskı yarattığını kabul ediyor.
Ekonomik belirsizlik ise ikinci büyük etken. Hong Kong'un Çin anakarasıyla artan entegrasyonu ve küresel ticaret savaşlarının etkisiyle bölgede işsizlik oranının yüzde 5'in üzerinde seyretmesi, gençlerin kariyer planlamasını zora sokuyor. Anket, öğrencilerin yüzde 37'sinin ailelerinin maddi durumundan kaygılandığını da ortaya koydu.
Bölgesel boyut: Asya'da eğitim ve teknoloji dönüşümü
Hong Kong'daki bu tablo, Asya genelinde eğitim sistemlerinin karşı karşıya olduğu benzer zorlukların bir yansıması. Singapur, Güney Kore ve Japonya'da da öğrenciler, yapay zekanın iş piyasasını nasıl şekillendireceği konusunda kaygı taşıyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2023 raporuna göre, 2025 yılına kadar yapay zeka ve otomasyonun 85 milyon işi ortadan kaldırması, 97 milyon yeni iş yaratması bekleniyor. Bu dönüşüm, eğitim müfredatlarının hızla güncellenmesini zorunlu kılıyor.
Hong Kong'daki anket, bir yandan YZ'nin yarattığı fırsatları da işaret ediyor. Öğrencilerin yüzde 22'si, yapay zeka becerilerinin işe alımda avantaj sağlayacağını düşünüyor. Ancak bu iyimserlik, eğitim sisteminin bu becerileri kazandırmada yetersiz kalması durumunda kaygıya dönüşebiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki öğrencilerin yapay zeka ve ekonomi kaynaklı stresi, Türkiye'de de benzer bir tabloyu akla getiriyor. Türkiye'de genç işsizliğinin yüzde 20'nin üzerinde olması ve YKS'ye hazırlanan milyonlarca öğrencinin gelecek kaygısı taşıması, bölgesel bir eğilimin parçası. Yapay zeka dönüşümü, Türkiye'nin ihracat ve hizmet sektöründe de önemli değişikliklere yol açabilir; bu bağlamda, eğitim politikalarının güncellenmesi kritik önem taşıyor. Türkiye'nin, Asya'daki bu gelişmeleri yakından izleyerek, müfredat ve beceri geliştirme programlarını güncellemesi, hem öğrencilerin kaygısını azaltabilir hem de ekonomik rekabet gücünü artırabilir.