Hong Kong'da coğrafi seçim bölgelerinde kayıtlı seçmen sayısı, üst üste beşinci yıl düşerek 4,12 milyona geriledi. Öte yandan, yeni kayıt yaptıran seçmen sayısı 2021'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Kayıt ve Seçim Ofisi'nin (REO) açıkladığı verilere göre, geçen yılki 4,15 milyonluk seçmen sayısı bu yıl yaklaşık 30 bin azaldı. Ancak, 18-20 yaş arası genç seçmenlerde belirgin bir artış gözlemlendi ve bu durum, gençlerin siyasi katılımının arttığına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Hong Kong'daki seçmen kayıtlarındaki düşüş eğilimi, 2020'de uygulamaya konulan ulusal güvenlik yasasının ardından hız kazandı. Bu yasa, muhalefet hareketlerini büyük ölçüde bastırdı ve bazı siyasi grupların faaliyetlerini durdurmasına yol açtı. Seçim sisteminde yapılan değişikliklerle birlikte, adayların daha sıkı güvenlik kontrollerinden geçmesi gerekiyor ve bu durum muhalefetin seçimlere katılımını zorlaştırıyor.
REO verilerine göre, 2024 yılında yeni kayıt yaptıran seçmen sayısı 2021'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Özellikle 18-20 yaş arası gençlerin kayıt oranındaki artış dikkat çekiyor. Bu artışın, gençlerin siyasi konularda daha bilinçli hale gelmesi ve sosyal medya aracılığıyla örgütlenme çabalarına bağlanıyor. Ancak, uzmanlar bu artışın mevcut düşüş eğilimini tersine çevirmeye yetmeyeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'daki seçmen kayıtlarındaki düşüş, yalnızca yerel bir mesele değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel bir öneme sahip. Hong Kong'un uluslararası finans merkezi statüsü, siyasi istikrarına bağlı. Seçmen katılımındaki düşüş, yatırımcıların ve uluslararası toplumun gözünde demokratik gerileme olarak algılanabilir. Ayrıca, Çin anakarasının Hong Kong üzerindeki etkisi arttıkça, Batılı ülkelerle ilişkilerde yeni gerilimler yaşanabilir. Bu durum, bölgesel güvenlik dengelerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki gelişmeleri yakından izleme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Hong Kong'daki siyasi istikrar, Çin'in küresel yükselişinde kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye, Çin ile ilişkilerini ekonomik ve diplomatik alanlarda güçlendirirken, Hong Kong'daki gelişmeleri de dikkatle takip etmektedir. Seçmen katılımındaki düşüş, demokratik hak ve özgürlükler konusunda uluslararası toplumda tartışmalara yol açabilir ve bu durum, Türkiye'nin de dış politikasında demokrasi ilkelerine verdiği önemle örtüşmektedir. Ayrıca, bölgedeki güç dengeleri ve Çin-ABD rekabeti, Türkiye'nin çok yönlü dış politikasını etkileyen faktörler arasındadır.