Uluslararası Arabuluculuk Örgütü (International Organization for Mediation - IOMed), Hong Kong merkezli olarak 2023 yılında kuruldu ve bugün bir yaşına girdi. Örgüt, devletler arası uyuşmazlıkların çözümünde geleneksel yargısal ve tahkim mekanizmalarına alternatif bir yol sunmayı hedefliyor. Ancak ilk yıl değerlendirmeleri, IOMed'in karşılaştığı zorlukların beklentilerden daha ağır olduğunu gösteriyor.
Gelişmenin arka planı: Yeni bir arabuluculuk modeli
IOMed, özellikle küçük ve orta ölçekli devletler arasındaki ticari, sınır ve yatırım anlaşmazlıklarında hızlı ve düşük maliyetli çözümler üretmeyi amaçlıyor. Örgütün kuruluş felsefesi, uluslararası hukukun katı kuralları yerine tarafların kendi iradelerine dayalı, kazan-kazan ilkesini ön plana çıkaran bir müzakere süreci tasarlamak. Bu model, Çin'in küresel yönetişimde daha aktif rol oynama stratejisiyle de örtüşüyor. Ancak IOMed'in henüz büyük ölçekli veya siyasi hassasiyeti yüksek bir uyuşmazlıkta başarı sağladığına dair somut bir veri bulunmuyor. Örgütün ilk yılındaki faaliyetleri daha çok eğitim, kapasite geliştirme ve prosedürel düzenlemelerle geçti.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya-Pasifik'te rekabet ve iş birliği
IOMed'in Hong Kong'da konumlanması, bölgesel bir arabuluculuk merkezi olma iddiasının yanı sıra Çin etkisini de beraberinde getiriyor. Örgütün yönetim yapısında Çin vatandaşlarının ağırlığı dikkat çekiyor. Batılı devletler ise IOMed'in bağımsızlığını sorguluyor ve bu nedenle henüz örgüte tam destek vermiyor. ASEAN ülkeleri ise Çin ile Batı arasında bir denge politikası izleyerek, IOMed'e ihtiyatlı bir şekilde yaklaşıyor. Küresel düzeyde ise IOMed, Lahey merkezli Daimi Tahkim Mahkemesi ve Dünya Ticaret Örgütü gibi köklü mekanizmalarla rekabet etmek zorunda. Bu rekabet, aynı zamanda uluslararası uyuşmazlık çözümünde çoğulculuğun artmasına katkı sağlayabilir. Önümüzdeki dönemde IOMed'in, özellikle Güney-Güney iş birliği kapsamında Afrika ve Latin Amerika ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklarda etkinlik kazanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, aktif dış politikası ve arabuluculuk geleneğiyle, IOMed gibi yeni mekanizmalara ilgi duyuyor. Ancak Türkiye, mevcut uluslararası tahkim mekanizmalarında (örneğin ICSID) taraf olduğu davalar ve AB ile ilişkileri nedeniyle, IOMed'e karşı temkinli bir duruş sergiliyor. IOMed'in başarısı, Türk dış politikasında arabuluculuk rolünü güçlendirebilir; ancak örgütün Çin eksenli yapısı, Türkiye'nin NATO ve Batı ittifakıyla uyumunu zorlayabilir. Orta vadede, Türkiye'nin IOMed'i, Afrika ve Orta Asya'daki nüfuz alanlarında bir araç olarak değerlendirmesi mümkün.