Hong Kong'un kamu kurumlarının yarısı, sera gazı emisyon verilerini açıklamadı. Çevre kuruluşu The Green Earth'ün (Yeşil Dünya) yaptığı araştırma, hükümet daireleri ve kamu kurumlarının yarısının emisyon verilerini paylaşmadığını, bazı hesaplamaların ise güncel olmayan bilgilere dayandığını ortaya koydu. Bu bulgular, karbon raporlamasının güçlendirilmesi ve daha şeffaf bir yapı oluşturulması çağrılarını artırdı.
Eksik Veri ve Güncel Olmayan Hesaplamalar
The Green Earth, 2021-2022 dönemine ilişkin verileri inceledi. Buna göre, Hong Kong'daki 46 hükümet dairesi ve kamu kuruluşundan 23'ü emisyon verilerini açıklamadı. Açıklanan verilerin bir kısmı ise 2010 yılına ait gibi eski bilgilere dayanıyor. Örneğin, bazı kurumlar, elektrik tüketimlerini hesaplarken beş yıldan eski emisyon faktörlerini kullandı. Bu durum, gerçek emisyon seviyelerinin olduğundan düşük gösterilmesine yol açıyor.
Kuruluş, ayrıca belediyeye ait bazı şirketlerin (MTR, KCR gibi toplu taşıma işletmeleri) ve büyük kamu hizmeti sağlayıcılarının da şeffaf olmadığını belirtti. The Green Earth proje yöneticisi, 'Kamu kurumları, iklim değişikliğiyle mücadelede öncü olmalı. Veri paylaşmamak, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine aykırıdır' dedi.
Hong Kong hükümeti, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi koymuş durumda. Ancak uzmanlar, bu hedefe ulaşılabilmesi için karbon emisyonlarının düzenli ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini vurguluyor. The Green Earth, tüm kamu kurumlarının yıllık emisyon raporu yayınlamasını ve bu raporların bağımsız denetimden geçmesini öneriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu durum yalnızca Hong Kong'a özgü değil. Dünya genelinde birçok hükümet ve kurum, iklim taahhütlerini yerine getirirken veri şeffaflığı konusunda sıkıntı yaşıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kapasite eksikliği nedeniyle emisyon ölçümleri yetersiz kalabiliyor. Ancak Hong Kong, finansal merkez olması ve gelişmiş altyapısıyla örnek olması beklenen bir şehir. Dolayısıyla buradaki eksiklikler, diğer Asya ülkeleri için de bir uyarı niteliği taşıyor.
Çin'in geri kalanıyla karşılaştırıldığında, Hong Kong'un iklim politikaları daha gelişmiş. Ancak Çin'in karbon emisyonları dünya toplamının üçte birini oluşturuyor. Bu nedenle Hong Kong'un atacağı adımlar, küresel iklim hedefleri açısından sembolik bir öneme sahip. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (UNFCCC) göre, tüm ülkelerin düzenli olarak emisyon envanteri sunması gerekiyor. Hong Kong'un bu bağlamda yakaladığı eksikler, uluslararası yükümlülüklerinin de gerisinde kaldığını gösteriyor.
Uzmanlar, güvenilir veri olmadan iklim hedeflerinin takip edilemeyeceğini ve bu durumun yatırımcılar üzerinde de olumsuz etki yaratabileceğini belirtiyor. Özellikle yeşil finansa yönelen küresel yatırımcılar, şirketlerden ve kamu kurumlarından çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri talep ediyor. Hong Kong'un bu konudaki eksiklikleri, finansal itibarına gölge düşürebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı 2021'de onayladı ve 2053 net sıfır emisyon hedefi açıkladı. Ancak Türkiye'de de kamu kurumlarının emisyon verilerinin şeffaflığı konusunda benzer sorunlar yaşanıyor. Hong Kong'daki bu eksiklikler, Türkiye için de geçerli olabilecek bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'nin iklim hedeflerine ulaşabilmesi için, kamu kurumlarının ve iş dünyasının emisyon verilerini düzenli ve denetlenebilir şekilde açıklaması büyük önem taşıyor. Ayrıca Türkiye'nin AB ile ticari ilişkilerinde yeşil mutabakat gereği karbon raporlaması zorunlu hale geliyor. Bu nedenle Türkiye'nin, Hong Kong'daki bu olumsuz örnekten ders çıkararak veri şeffaflığını artırması gerekiyor.