Hong Kong, 2024 yılının ilk altı ayında en az 62 endüstriyel kaza ve 24 ölümlü vaka kaydedildiğini açıkladı. Bu endişe verici tablo karşısında, kentteki işçi sendikaları, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirmek amacıyla iş yeri yöneticilerine risk değerlendirmelerini ve önleyici tedbirleri artırma çağrısında bulundu. 31 Temmuz Çarşamba günü yapılan bu çağrı, bir inşaat işçisinin ölümünün ardından gündeme geldi. Yetkililer, kazaların çoğunluğunun inşaat sektöründe meydana geldiğini belirtirken, uzmanlar denetim eksikliği ve eğitim yetersizliğine dikkat çekiyor.
Artan kazalar ve yetersiz denetim
Hong Kong İşçi Sendikaları Federasyonu, yaptığı açıklamada, iş kazalarının önlenmesi için "sıfır tolerans" politikası benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Sendika yetkilileri, inşaat alanlarında güvenlik ekipmanlarının yetersiz olduğunu ve işçilerin yeterli eğitim alamadığını belirtti. Özellikle yüksekten düşme ve elektrik çarpması vakalarının sıklaştığı kaydedildi. İlk altı ayda kaydedilen 24 ölüm, geçen yılın aynı dönemine göre %14 artış gösterdi. Bu durum, işverenlerin kâr odaklı yaklaşımı nedeniyle güvenlik protokollerinin ihmal edildiği yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi.
Çalışma ve Refah Bürosu, kazaları azaltmak amacıyla daha sıkı denetimler yapılacağını ve ihlaller için cezaların artırılacağını duyurdu. Ayrıca, kamu spotları ve eğitim programları ile farkındalık yaratılması planlanıyor. Ancak sivil toplum kuruluşları, bu önlemlerin yetersiz kaldığını ve hükümetin daha radikal adımlar atması gerektiğini savunuyor.
Küresel boyut: İş sağlığı ve güvenliği kriz mi?
Hong Kong'daki bu tablo, küresel çapta iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Uluslararası Çalışma Örgütü'ne (ILO) göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 2,9 milyon kişi işle ilgili nedenlerle hayatını kaybediyor. Asya-Pasifik bölgesi, bu ölümlerin %65'ini oluşturuyor. Hızlı kentleşme ve inşaat patlaması, özellikle gelişmekte olan ülkelerde güvenlik standartlarını zorluyor. Hong Kong özelinde ise, yüksek nüfus yoğunluğu ve karmaşık inşaat projeleri, riskleri artıran unsurlar arasında.
Uzmanlar, teknolojik çözümlerin (örneğin giyilebilir sensörler ve drone denetimleri) yanı sıra, kültürel dönüşümün de şart olduğunu belirtiyor. İşverenlerin sorumluluk alması ve çalışanların güvenlik konusunda eğitilmesi, uzun vadede kazaları azaltabilir. Aksi halde, hem insani hem de ekonomik maliyet artmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki iş kazaları, Türkiye'deki benzer sorunları akla getiriyor. Türkiye'de de özellikle inşaat ve madencilik sektörlerinde iş sağlığı ve güvenliği ihlalleri sıkça gündeme geliyor. Türk İşveren Sendikaları Konfederasyonu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, denetim mekanizmalarını güçlendirmek için adımlar atsa da, sahada uygulama sorunları devam ediyor. Hong Kong'daki bu çağrı, Türkiye'nin de iş güvenliği kültürünü geliştirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerinde faaliyet gösteren Türk firmalarının, uluslararası standartlara uyum sağlaması, hem ihracat rekabetçiliği hem de itibar yönetimi açısından kritik önem taşıyor.