Hong Kong, 1 Temmuz'da Çin yönetimine dönüşünün 29. yılını kutlamaya hazırlanırken, turizm sektörünü canlandırmak için yeni bir strateji üzerinde çalışıyor. Kentin turizm yetkilileri, özellikle popüler filmlerde yer alan mekanlar ve tarihi binalar aracılığıyla ziyaretçi sayısını artırmayı hedefliyor. South China Morning Post'a konuşan üst düzey yetkililer, Yau Ma Tei Polis Karakolu gibi simgesel yapıların sergilendiği alanların turistlerin ilgisini çektiğini ve bu potansiyelin daha da geliştirileceğini belirtti.
39 yıllık geçmişten geleceğe: Turizmde yeni vizyon
Hong Kong, 1997'de Birleşik Krallık'tan Çin'e devredilmesinin ardından 'Bir Ülke, İki Sistem' prensibiyle yönetiliyor. 29 yıllık süreçte kent, uluslararası bir finans merkezi ve turizm destinasyonu olarak öne çıktı. Ancak son yıllarda protestolar, COVID-19 pandemisi ve değişen seyahat alışkanlıkları turizm gelirlerini olumsuz etkiledi. Yetkililer, özellikle Asya pazarından gelen ziyaretçileri çekmek için film turizmine ağırlık veriyor. Örneğin, 'Infernal Affairs' ve 'Chungking Express' gibi yapımlar, kentin farklı bölgelerini tanıtarak turist akışını canlandırdı. Yau Ma Tei bölgesindeki tarihi polis karakolu, hem mimarisi hem de popüler kültürdeki yeriyle yeni bir cazibe merkezi olarak tasarlanıyor.
Yetkililer, ayrıca tarihi binaların restorasyonu ve kültürel mirasın korunmasına yönelik projeleri hızlandırdı. Bu kapsamda, eski mahkemeler, sömürge dönemi yapıları ve geleneksel Çin mimarisi örnekleri turistik rotalara dahil ediliyor. Hong Kong Turizm Kurulu, önümüzdeki dönemde 'film haritaları' ve 'tarihi yürüyüş rotaları' gibi tematik turlar başlatmayı planlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rekabet ve fırsatlar
Hong Kong'un bu girişimi, Asya-Pasifik bölgesinde turizm rekabetinin kızıştığı bir döneme denk geliyor. Singapur, Bangkok ve Tokyo gibi rakip şehirler, benzer kültürel ve tarihi temalı projelerle turist çekmeye çalışıyor. Öte yandan, Çin anakarasından gelen ziyaretçilerin Hong Kong'a olan ilgisi, kısmen politik gerilimler nedeniyle dalgalanma gösteriyor. Uzmanlar, film turizminin, özellikle genç kuşaklar arasında popüler olduğunu ve Hong Kong'un küresel çapta bir marka haline gelmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, tarihi binaların korunması, kentin sürdürülebilir turizm hedefleriyle de örtüşüyor. Ancak, aşırı turizmin olumsuz etkilerini önlemek için kapasite yönetimi ve ziyaretçi akışının dengelenmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un turizm stratejisi, Türkiye'nin kendi turizm politikaları için ilham verici olabilir. Türkiye, özellikle İstanbul ve Kapadokya gibi bölgelerde film ve dizi turizmini canlandırmak için benzer adımlar atıyor. Örneğin, 'Diriliş: Ertuğrul' ve 'Kuruluş Osman' gibi yapımlar, tarihi mekanlara ilgiyi artırdı. Hong Kong örneği, kültürel mirasın korunması ve popüler kültürle harmanlanması konusunda Türkiye'ye ders niteliğinde. Ayrıca, küresel turizm rekabetinde farklılaşma arayan Türkiye, Hong Kong'un film haritası uygulamasını yerel ölçekte adapte edebilir. Bununla birlikte, iki ülke arasındaki doğrudan turizm bağlantıları sınırlı olsa da, Asya-Pasifik pazarına açılmak isteyen Türk turizmcileri için Hong Kong'un başarısı örnek teşkil edebilir.