Hong Kong Yüksek Mahkemesi, zihinsel engelli bireylere hizmet veren bir bakım evinde yardımcı bakıcı olarak çalışan bir kişiyi, kadın bir sakine beş kez tecavüz etmekten 13 yıl hapis cezasına çarptırdı. Yargıç Douglas Yau Tak-hong, Çarşamba günü verdiği kararda saldırıları "son derece aşağılık" olarak nitelendirerek, sanığın savunmasız bir kişiye karşı işlediği suçun ciddiyetini vurguladı.
Olayın Arka Planı
Mahkeme kayıtlarına göre, sanık (ismi açıklanmadı) 2020-2021 yılları arasında Hong Kong'daki bir bakım evinde yardımcı bakıcı olarak görev yaptı. Zihinsel engelli kadın sakin, kendini ifade etmekte güçlük çeken ve bakıcılara tam bağımlı bir bireydi. Sanık, bakım evinin güvenlik kameralarının kör noktalarını kullanarak ve diğer personelin dikkatini dağıtarak kadına beş ayrı olayda cinsel saldırıda bulundu. Olay, kadının ailesinin şüphelenmesi ve yetkililere başvurması üzerine ortaya çıktı. Yapılan soruşturmada DNA ve güvenlik kamerası görüntüleri delil olarak kullanıldı.
Yargıç Yau, kararında sanığın bakıcılık görevini kötüye kullandığını, mağdurun savunmasızlığından yararlandığını ve işlediği suçun toplumun güvenini sarstığını belirtti. Savcılık, sanığın daha önce de benzer suçlardan sabıkası olduğunu ancak bu bilginin duruşmada sınırlı olarak dikkate alındığını açıkladı. Savunma avukatı ise sanığın pişman olduğunu ve psikolojik tedavi gördüğünü öne sürdü; ancak mahkeme bu savunmayı yeterli bulmadı.
Hong Kong'da cinsel saldırı suçları için azami ceza müebbet hapis olsa da, mahkemeler genellikle somut olaya göre ceza belirliyor. Bu davada yargıç, mağdurun zihinsel engelli olması ve sanığın güven ilişkisini kötüye kullanması nedeniyle ağırlaştırıcı nedenler bulunduğunu belirterek 13 yıl hapis cezasına hükmetti. Karar, Hong Kong'da bakım kurumlarında yaşanan istismar vakalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong, 1997'den bu yana Çin'in özel idari bölgesi olarak ayrı bir hukuk sistemiyle yönetiliyor. Ancak 2020'de yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik Yasası sonrası bölgede hukuk devleti ve insan hakları konusundaki endişeler uluslararası alanda sıkça dile getiriliyor. Bu dava, özellikle savunmasız grupların korunması ve yargı bağımsızlığı açısından Hong Kong'un uluslararası imajına etki edebilir. Asya-Pasifik bölgesinde bakım evlerinde yaşanan istismar vakaları son yıllarda artan bir endişe kaynağı. Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerde de benzer skandallar yaşanmış, birçok ülke bakım personelinin denetimi ve eğitimi konusunda yeni düzenlemeler getirmişti. Hong Kong'da ise sosyal hizmetler sektöründe denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrıları yükseliyor.
Uluslararası engelli hakları örgütleri, zihinsel engelli bireylerin bakım kurumlarında sistematik istismara maruz kalabildiğine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan Hong Kong'un, bu tür vakaların önlenmesi için daha etkili önlemler alması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, bakım evlerinde çalışan personelin titizlikle taranması, düzenli denetimler ve mağdurların şikayetlerini kolayca iletebileceği mekanizmaların oluşturulması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'da yaşanan bu dava, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bakım kurumlarında savunmasız bireylerin korunması evrensel bir insan hakları meselesi olarak Türkiye'nin de gündeminde. Türkiye'de son yıllarda engelli ve yaşlı bakım hizmetlerinde kalite standartlarının yükseltilmesi ve denetimlerin sıkılaştırılması yönünde adımlar atılıyor. Kamu Denetçiliği Kurumu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu alandaki çalışmaları önemli. Uluslararası alanda ise Türkiye, engelli hakları konusunda BM sözleşmelerine taraf ve bu tür vakaların önlenmesi için uluslararası işbirliğine açık. Haber, Türk kamuoyunda bakım evlerindeki denetim eksikliğine dair farkındalık yaratabilir ve sosyal politikaların gözden geçirilmesine katkı sağlayabilir.