Hong Kong ve Çin anakara polisi, mart ve haziran ayları arasında düzenlenen ortak operasyonla, Su İşleri Departmanı’nı (Water Supplies Department) taklit ederek kurbanlarını 16.8 milyon Hong Kong doları (yaklaşık 2.14 milyon ABD doları) dolandıran sınır ötesi bir oltalama (phishing) şebekesini çökertti. 'B' kod adlı operasyon kapsamında 15 kişi gözaltına alındı.
Operasyonun Detayları ve Kullanılan Yöntem
Hong Kong polisinden yapılan açıklamaya göre, şebeke üyeleri mağdurları arayarak kendilerini Su İşleri Departmanı çalışanı olarak tanıttı ve su faturalarında gecikme olduğunu, borcun ödenmemesi halinde suyun kesileceğini söyledi. Dolandırıcılar daha sonra mağdurları sahte bir web sitesine yönlendirerek kredi kartı veya banka hesap bilgilerini girmelerini istedi. Elde ettikleri bilgilerle de hesaplardan para çektiler veya yetkisiz işlemler yaptılar.
Ortak operasyon, Hong Kong polisinin Siber Güvenlik ve Teknoloji Suçları Bürosu (CSTCB) ile Çin anakarasının kamu güvenliği birimleri arasında koordine edildi. Polis, 15 tutuklamanın yanı sıra çok sayıda cep telefonu, SIM kart, bilgisayar ekipmanı ve sahte doküman ele geçirdi. Yetkililer, soruşturmanın derinleştirildiğini ve bağlantılı başka kişilere de ulaşılabileceğini belirtti.
Hong Kong'da özellikle Covid-19 salgını sonrası dijital dolandırıcılık vakalarında ciddi artış yaşanıyor. 2023 yılında siber suçların yüzde 40'tan fazla arttığı ve toplam kaybın 3 milyar Hong Kong dolarını aştığı bildiriliyor.
Sınır Ötesi İşbirliği ve Bölgesel Boyut
Operasyon, Hong Kong ve Çin anakarası arasında hukuki ve kolluk işbirliğinin boyutunu da gözler önüne seriyor. İki bölge arasında siber suçlarla mücadelede ortak protokoller uygulanıyor; özellikle organize dolandırıcılık şebekelerine karşı veri paylaşımı ve eş zamanlı baskınlar yapılabiliyor.
Uzmanlar, suç örgütlerinin resmi kurumları taklit ederek güven odaklı saldırılar düzenlemesinin yaygınlaştığına dikkat çekiyor. Bu tür oltalama vakaları yalnızca Hong Kong'da değil, Singapur, Tayvan ve diğer Asya ülkelerinde de sıklıkla görülüyor. Suçluların kullandığı senaryolar ise benzer kalıplara dayanıyor: resmi kurum araması, acil ödeme baskısı, sahte internet sitesi.
Operasyonun başarısı, bölgedeki siber güvenlik ekiplerinin uluslararası suç örgütleriyle mücadele kapasitesini de ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, dolandırıcılık yöntemlerinin küreselleştiğini ve her ülkede benzer taktiklerin kullanıldığını göstermektedir. Türkiye'de de son yıllarda kamu kurumlarını taklit eden oltalama saldırıları artmış; PTT, SGK ve vergi daireleri adına yapılan sahte aramalar nedeniyle binlerce vatandaş mağdur olmuştur. Hong Kong operasyonu, siber suçlarla mücadelede uluslararası bilgi paylaşımı ve hızlı kolluk koordinasyonunun önemini ortaya koymaktadır. Türk polisi ve kurumları, bu tür vakalara karşı vatandaşları bilinçlendirmeli ve resmi kurumların asla telefonla kredi kartı bilgisi istemeyeceği yönünde farkındalık kampanyaları yürütmelidir. Aynı zamanda, sınır ötesi suç örgütlerinin Türkiye'yi hedef almasını engellemek için uluslararası adli işbirliğinin artırılması yerinde olacaktır.