Hong Kong Özel İdari Bölgesi Baş Yöneticisi John Lee Ka-chiu, Güney Çin Sabah Postası tarafından düzenlenen GBA-ASEAN Zirvesi 2024'te yaptığı konuşmada, Hong Kong'un jeopolitik değişimlerin yaşandığı bir dönemde ASEAN ülkeleri ile Çin'in Büyük Körfez Bölgesi (GBA) arasında köprü kurmak için eşsiz bir konumda olduğunu belirtti. Lee, bu ortaklığın "güçlü ve tamamlayıcı" olacağını vurguladı. Asya-Pasifik bölgesindeki ticaret ve yatırım akışlarının yeniden şekillendiği bir ortamda, Hong Kong'un serbest ticaret anlaşmaları ve hukuk sistemi sayesinde iki bölge arasında stratejik bir bağlantı noktası olabileceği ifade ediliyor.
Gelişmenin arka planı: Jeopolitik kaymalar ve Hong Kong'un rolü
Son yıllarda ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması ve küresel ticaretin bölgeselleşme eğilimi, Asya-Pasifik'te yeni ekonomik dinamikler yarattı. Bu ortamda Hong Kong, hem Çin anakarasına hem de ASEAN ülkelerine yakınlığı, İngiliz hukuk sistemine dayalı bağımsız yargısı ve serbest sermaye hareketleri ile öne çıkıyor. John Lee, Hong Kong'un GBA (Guangdong, Hong Kong ve Makao'yu kapsayan mega bölge) ile ASEAN arasında bir "katalizör" görevi görebileceğini söyledi.
GBA, Çin'in en dinamik ekonomik bölgelerinden biri olup, yüksek teknoloji, finans ve imalat sektörlerinde küresel bir merkez haline gelmiştir. ASEAN ise 660 milyondan fazla nüfusu ve hızla büyüyen orta sınıfı ile dünyanın en hızlı büyüyen bölgelerinden biridir. Hong Kong, bu iki bölge arasında finansman, hukuki danışmanlık, lojistik ve teknoloji transferi gibi alanlarda köprü olabilir. Lee, Hong Kong'un "bir ülke, iki sistem" prensibi altında sahip olduğu uluslararası karakterin bu rolü mümkün kıldığını vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut: Yeni bir ekonomik ittifakın sinyalleri
Bu gelişme, Çin'in "çifte tedarik" stratejisi ve RCEP (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) anlaşmasıyla uyumlu bir şekilde, bölgesel entegrasyonun derinleştiğine işaret ediyor. Hong Kong'un ASEAN ile GBA arasında oynayabileceği rol, yalnızca ticari değil, aynı zamanda jeopolitik bir anlam taşıyor. Analistlere göre, bu girişim Çin'in küresel ticaretteki etkisini artırma ve ABD'nin Çin'e yönelik teknolojik ve ticari kısıtlamalarına karşı alternatif ağlar oluşturma çabasının bir parçası.
ASEAN ülkeleri ise Çin ile ABD arasında bir denge politikası izlerken, Hong Kong üzerinden GBA ile daha yakın işbirliği, Çin anakarasına erişimde bir avantaj sağlayabilir. Zirvede konuşan bazı ASEAN liderleri, Hong Kong'un finansal piyasaları ve profesyonel hizmetlerinin bölgesel kalkınma için kilit öneme sahip olduğunu belirtti. Bu durum, Hong Kong'un 2019 protestoları ve ulusal güvenlik yasası sonrası uluslararası imajının yeniden inşası açısından da önemli bir fırsat sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Asya-Pasifik'teki bu tür bölgesel entegrasyon hamlelerini yakından izlemelidir. Hong Kong'un ASEAN ile GBA arasında oynayacağı rol, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye için de yeni ticaret rotaları ve işbirliği fırsatları doğurabilir. Özellikle Türkiye’nin Orta Koridor girişimi ve Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nin kesiştiği noktada, Asya-Pasifik’teki bu gelişmeler Türk ihracatçıları ve yatırımcıları için potansiyel yeni pazarlar anlamına gelebilir. Doğrudan bir etki olmasa da, bölgesel bloklaşma eğilimleri küresel ticaret dengesini etkileyebilir; bu nedenle Türkiye’nin dış politika yapıcıları, Hong Kong üzerinden gelişen bu tür bağlantıları fırsat penceresi olarak değerlendirmelidir.