Hong Kong'daki beş devlet üniversitesi, saygın İngiliz yayını Times Higher Education'ın (THE) 2024 Dünya Üniversite Sıralaması'nda ilk 100'e girmeyi başardı. Bu sonuç, akademik üstünlüğün Batı'dan Doğu'ya kaydığı yönündeki "tarihi yeniden hizalanma" olarak nitelendirilen eğilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hong Kong Üniversitesi (HKU), şehrin en yüksek sıralamaya sahip yükseköğretim kurumu olmayı sürdürdü.
Sıralamanın Arka Planı ve Hong Kong'un Yükselişi
Times Higher Education'ın her yıl yayımlanan dünya üniversite sıralaması, öğretim, araştırma, atıf, uluslararası görünüm ve sanayi geliri gibi kriterlere dayanıyor. 2024 sıralamasında Hong Kong'dan beş devlet üniversitesi ilk 100'de yer aldı. Bu üniversiteler arasında Hong Kong Üniversitesi'nin yanı sıra Çin Üniversitesi, Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Hong Kong Politeknik Üniversitesi ve Hong Kong Şehir Üniversitesi bulunuyor. HKU, geçen yıla göre bir basamak yükselerek 35. sıraya çıktı ve Asya'nın en iyi üniversiteleri arasındaki yerini korudu.
THE editörü Phil Baty, sıralamadaki bu değişimi "Batı'dan Doğu'ya tarihi bir kayma" olarak tanımladı. Baty, Asya üniversitelerinin özellikle araştırma ve atıf alanlarında hızla yükseldiğini, bunun da küresel yükseköğretim dengelerini değiştirdiğini vurguladı. Hong Kong'un bu başarısında, özellikle Çin anakarasıyla artan işbirliği, araştırma fonlarındaki artış ve uluslararası akademisyen çekme politikaları etkili oldu.
Öte yandan, Hong Kong'daki siyasi ve sosyal değişimler, akademik özgürlük ve ifade özgürlüğü konusunda endişeleri de beraberinde getiriyor. 2020'de yürürlüğe giren Ulusal Güvenlik Yasası sonrası bazı akademisyenlerin şehirden ayrılması, üniversitelerin uluslararası itibarını zaman zaman sorgulattı. Ancak sıralama sonuçları, Hong Kong üniversitelerinin araştırma kapasitesinin ve küresel bağlantılarının hala güçlü olduğunu gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Asya üniversitelerinin yükselişi sadece Hong Kong ile sınırlı değil. Çin anakarasından Tsinghua ve Peking üniversiteleri de ilk 20'de yer alıyor. Singapur, Japonya ve Güney Kore'den üniversiteler de üst sıralarda. Bu durum, küresel yükseköğretimde çok kutuplu bir yapıya işaret ediyor. Batı üniversiteleri hala ilk sıralarda ağırlığını korusa da, Doğu Asya üniversiteleri araştırma çıktıları ve bilimsel yayın sayısında Batı'yı yakalamış durumda.
Uzmanlar, bu değişimin arkasında yatan nedenler arasında Asya ülkelerinin Ar-Ge'ye ayırdığı bütçelerin artması, nitelikli akademisyenlerin bu bölgeye yönelmesi ve İngilizce eğitim veren programların yaygınlaşmasını gösteriyor. Ayrıca, Kovid-19 sonrası dönemde Batı üniversitelerinin uluslararası öğrenci kaybı yaşaması, Asya üniversitelerinin öne çıkmasına katkı sağladı.
Türkiye'deki üniversiteler ise bu sıralamada ilk 100'de yer alamıyor. En iyi Türk üniversiteleri genellikle 400-600 bandında bulunuyor. Bu, Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararası rekabet gücünü artırmak için daha fazla yatırım ve reform yapması gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong üniversitelerinin küresel sıralamadaki yükselişi, Türkiye için iki açıdan önem taşıyor. Birincisi, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle ekonomik ve akademik işbirliğini derinleştirme potansiyeli. Hong Kong, finans ve lojistik merkezi olarak Türk iş insanları ve öğrenciler için cazip bir kapı olabilir. İkincisi, Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalarda geride kalması, yükseköğretimde kalite ve araştırma fonlarına daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini gösteriyor. Doğu'ya kayan akademik güç, Türkiye'nin de bu yeni dengede yerini alması için stratejik bir fırsat sunuyor.