Hong Kong, 2027 yılının ikinci yarısından itibaren yeni bir pilot program kapsamında yurt dışından yüzlerce bakıcı ithal etmeye başlayacak. Şehir’in Çalışma ve Refah Bakanı Chris Sun Yuk-han Pazar günü yaptığı açıklamada, ithal edilecek bakıcıların maaşlarının ev işçilerine kıyasla yüzde 20’ye kadar daha yüksek olacağını belirtti. Bu adım, Hong Kong’un yaşlanan nüfusu ve artan bakım ihtiyacına yanıt olarak atılıyor.
Programın Arka Planı ve Detayları
Chris Sun, basın toplantısında yaptığı açıklamada, pilot programın 2027’nin ikinci yarısında başlayacağını ve başlangıçta yüzlerce bakıcının istihdam edileceğini söyledi. Program kapsamında bakıcılar, yaşlılar, engelliler ve kronik hastalığı olan bireylerin evde bakımını üstlenecek. Sun, “Bu bakıcılar, ev işçilerinden farklı olarak daha kapsamlı bir eğitimden geçecek ve maaşları da yüzde 20’ye kadar daha yüksek olacak” dedi.
Hong Kong hükümeti, uzun süredir devam eden bakıcı açığını kapatmak için yurt dışından bakıcı ithalatına sıcak bakıyor. Şehirde 2023 itibarıyla 60 yaş üstü nüfus 2 milyonu aşmış durumda ve bu oranın 2030’a kadar toplam nüfusun yüzde 30’una ulaşması bekleniyor. Mevcut yerel bakım hizmetleri talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Ayrıca, pandemi sonrası dönemde birçok yerel bakıcı sektörden ayrıldı.
İthal bakıcıların hangi ülkelerden geleceği henüz netleşmedi. Ancak hükümet yetkilileri, Filipinler, Endonezya ve Tayland gibi geleneksel ev işçisi gönderen ülkelerin yanı sıra Nepal ve Bangladeş gibi alternatif kaynaklarla görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor. Programın ilk aşamasında 500 ila 1.000 bakıcının getirilmesi planlanıyor. Bakıcılar, iki yıllık sözleşmelerle çalışacak ve sözleşme sonunda ülkelerine dönebilecek veya durumlarına göre uzatma talep edebilecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong’un bu adımı, Asya-Pasifik bölgesinde artan yaşlı bakımı ihtiyacının bir yansıması. Japonya, Güney Kore, Tayvan ve Singapur da benzer şekilde yabancı bakıcı ithalatına yönelik programlar uyguluyor veya genişletiyor. Japonya, 2019’da başlattığı özel bakım vizesi programıyla bugüne kadar on binlerce bakıcıyı ülkeye kabul etti. Tayvan ise 2022’de Güneydoğu Asya ülkelerinden bakıcı alımını kolaylaştıran yeni düzenlemeler getirdi.
Hong Kong’un pilot programı, bölgedeki bakıcı ihracatçısı ülkeler için de önemli bir ekonomik fırsat. Filipinler, yıllık GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 10’unu yurt dışında çalışan işçilerin gönderdiği dövizlerden sağlıyor. Endonezya ve Nepal de benzer şekilde işçi dövizlerine bağımlı. Bu ülkelerden bakıcıların daha yüksek ücretlerle istihdam edilmesi, gönderilen döviz miktarını artırabilir. Ancak, bakıcıların hakları ve çalışma koşulları konusunda uluslararası sivil toplum kuruluşları endişelerini dile getiriyor. Özellikle, yabancı bakıcıların yerel iş yasaları kapsamında tam korunup korunmayacağı belirsiz.
Uzmanlar, Hong Kong’un bu hamlesinin bölgesel bir trendin parçası olduğunu ve gelecekte daha fazla Asya ülkesinin benzer programlar başlatacağını öngörüyor. Ancak, bakıcı ithalatının sosyal ve kültürel entegrasyon sorunlarını da beraberinde getirebileceği belirtiliyor. dil bariyeri, ailelerin yabancı bakıcılara uyum sağlaması ve bakıcıların izolasyonu gibi konular önümüzdeki dönemde tartışılacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’un yabancı bakıcı ithalatı programı, doğrudan Türkiye’yi etkilememekle birlikte, küresel bakım ekonomisindeki dönüşümü göstermesi açısından önemli. Türkiye de yaşlanan bir nüfusa sahip; 2023’te 65 yaş üstü nüfus 9 milyonu aştı ve bu oranın 2040’ta yüzde 20’ye ulaşması bekleniyor. Türkiye, şu anda yurt dışından bakıcı ithal etmiyor; ancak iç piyasada bakıcı açığı ve kayıt dışı istihdam sorunları yaşanıyor. Hong Kong modeli, Türkiye’nin ileride benzer bir programı değerlendirmesi durumunda örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Türk işçilerinin yurt dışında bakıcı olarak istihdam edilmesi, döviz girdisi ve işsizliğin azalması açısından potansiyel taşıyor. Ancak, kültürel ve dil engelleri dikkate alınmalı.