ABD Sınır Çarı Tom Homan, Pazartesi günü yaptığı açıklamada New York City'nin şimdiye kadarki en büyük Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) operasyonuna sahne olacağını söyledi. Bu hamle, Vali Kathy Hochul'un eyalet sakinlerine federal yetkililere karşı ek korumalar sağlayan yeni yasa paketine bir yanıt olarak geldi. Homan, Fox News'e verdiği röportajda, “New York City'de büyük bir operasyon başlatıyoruz. Bu, şehrin gördüğü en büyük ICE konuşlandırması olacak. Geliyor,” ifadelerini kullandı. Operasyonun, şehirdeki yasadışı göçmenlere yönelik baskıları artırması bekleniyor.
Hochul'un yasası ve federal tepki
New York Valisi Kathy Hochul, geçtiğimiz haftalarda imzaladığı yasa paketiyle, eyalet sakinlerinin federal göçmenlik yetkilileri tarafından sorgulanması veya gözaltına alınması durumunda yasal temsil hakkını güvence altına aldı. Ayrıca, federal ajanların eyalet kurumlarıyla işbirliği yapmasını zorlaştıran düzenlemeler getirildi. Bu adımlar, Trump yönetiminin sıkı göçmenlik politikalarına karşı bir kalkan olarak görülüyor. Ancak Homan, bu yasaların federal yetkililerin işini zorlaştırdığını ve güvenlik açığı yarattığını savunuyor. Ona göre, New York, “sığınmacı şehir” politikalarıyla yasadışı göçü teşvik ediyor ve federal yasaları uygulamayı engelliyor. Bu nedenle, ICE operasyonunun bu politikaları delmek için tasarlandığı belirtiliyor.
Operasyonun ayrıntıları henüz netleşmezken, Homan'ın açıklamaları, New York'ta yaşayan belgesiz göçmenler arasında endişeye yol açtı. Şehir yetkilileri ise federal operasyonlara karşı direnç göstereceklerini açıkladı. New York Belediye Başkanı Eric Adams, yaptığı açıklamada, “New York her zaman bir göçmen şehri olmuştur ve öyle kalacaktır. Federal hükümetin korku salma girişimlerine boyun eğmeyeceğiz” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, ABD'de eyaletler ile federal hükümet arasındaki göçmenlik politikası çatışmasının en son örneği. Trump yönetimi döneminde “sığınmacı şehirler” hedef alınmış, federal fon kesintileri ve yasal tehditler gündeme gelmişti. Biden yönetimi daha ılımlı bir politika izlese de, sınır güvenliği konusunda baskı altında. New York gibi büyük şehirler, göçmen haklarını koruma konusunda federal hükümetle sık sık karşı karşıya geliyor. Bu gerilim, ABD iç siyasetinde göçmenlik meselesini yeniden alevlendirirken, Latin Amerika ülkelerinden ABD'ye yönelik göç dalgasının da etkisiyle uluslararası bir boyut kazanıyor. Meksika ve Orta Amerika ülkeleri, ABD'deki göçmen politikalarındaki değişiklikleri yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel bir göçmen kriziyle uğraşan bir ülke olarak, ABD'deki göçmenlik tartışmalarını yakından takip ediyor. ABD'deki bu tür politikalar, Türkiye'nin Suriye'den gelen mülteciler konusunda izlediği politikalarla doğrudan karşılaştırılmasa da, uluslararası göç yönetimindeki zorlukları yansıtıyor. Türkiye, sınır güvenliği ve göçmen entegrasyonu konularında ABD'den farklı bir model izlese de, federal-eyalet çatışmaları Türkiye'nin merkezi yönetim yapısıyla kıyaslandığında dikkate değer. Ayrıca, ABD'de yaşayan Türk kökenli göçmenler bu operasyonlardan etkilenebilir; bu da Türkiye'nin konsolosluk hizmetleri ve vatandaşlarına yönelik desteğini artırmasını gerektirebilir. Küresel ölçekte, göçmenlik politikalarındaki sertleşme, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgelerdeki göç dinamiklerini etkileyebilir.