İngiltere, Hollywood'un yurt dışı film prodüksiyonlarını kaydırmasından en çok kazanç sağlayan ülkelerin başında geliyor. Son yıllarda birçok süper kahraman filmi ve büyük bütçeli yapım, Londra ve çevresindeki stüdyolarda çekildi. Ancak artan maliyetler, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve yeni vergi düzenlemeleri, bu üretimlerin geleceğini belirsiz hale getiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere, 2010'lu yıllardan itibaren Hollywood stüdyoları için cazip bir merkez haline geldi. Pinewood, Shepperton ve Leavesden gibi büyük stüdyolar, Marvel, DC ve diğer yapımcıların gözdesi oldu. Bunun arkasında yatan en önemli neden, İngiliz hükümetinin sağladığı yüzde 25'e varan vergi indirimiydi. Ayrıca nitelikli iş gücü, gelişmiş altyapı ve İngilizce dil avantajı da üretimlerin buraya kaymasını kolaylaştırdı.
Örneğin, "Avengers: Endgame", "Star Wars: The Force Awakens" ve "James Bond" serisinin son filmleri büyük ölçüde İngiltere'de çekildi. 2019'da İngiltere'de çekilen yabancı yapımların toplam harcaması 3 milyar sterlini aştı. Bu rakam, ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladı ve on binlerce kişiye istihdam yarattı.
Ancak pandemi sonrası dönemde tablo değişmeye başladı. Enflasyon ve enerji maliyetlerindeki artış, stüdyo kiralarını ve çekim masraflarını yükseltti. Sterlinin dolar karşısındaki değer kaybı bir dönem avantaj sağlasa da, şimdi belirsizlik yaratıyor. Ayrıca İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması (Brexit), Avrupa'dan gelen teknik ekipman ve personelin serbest dolaşımını kısıtladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin karşılaştığı zorluklar, küresel film endüstrisindeki rekabeti artırıyor. Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Doğu Avrupa ülkeleri, benzer vergi teşvikleri ve daha düşük maliyetlerle Hollywood'un dikkatini çekmeye çalışıyor. Özellikle Macaristan ve Çekya, Orta Avrupa'da önemli birer prodüksiyon merkezi haline geldi.
Öte yandan, dijital platformların (Netflix, Amazon, Disney+) yükselişi, geleneksel stüdyo sistemini dönüştürdü. Bu platformlar, içerik üretimini küresel ölçekte çeşitlendiriyor. İngiltere, bu yeni düzende avantajlı konumunu korumak için vergi indirimlerini genişletmeyi ve altyapıya yatırım yapmayı planlıyor. Ancak rakiplerin agresif politikaları karşısında ne kadar başarılı olacağı belirsiz.
Küresel ekonomik yavaşlama ve stüdyoların maliyetleri kısma eğilimi, büyük bütçeli yapımların sayısını azaltabilir. Bu da İngiltere gibi prodüksiyon merkezlerinin gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Sektör temsilcileri, hükümetin daha fazla destek vermesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hollywood'un prodüksiyon üssü tercihlerindeki değişim, Türkiye'yi dolaylı da olsa etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda dizi ve film sektöründe bölgesel bir güç haline geldi; ancak büyük bütçeli uluslararası yapımlar için henüz cazip bir merkez değil. İngiltere'nin karşılaştığı maliyet ve bürokrasi sorunları, eğer Türkiye vergi teşvikleri ve altyapı yatırımlarıyla öne çıkarsa, bazı prodüksiyonların buraya kaymasına yol açabilir. Ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumu ve genç iş gücü, uzun vadede avantaj sağlayabilir. Ancak döviz kuru dalgalanmaları ve tanıtım eksikliği, bu potansiyeli sınırlıyor. Kısa vadede doğrudan bir etki beklenmese de, küresel prodüksiyon ağının kayması Türkiye için fırsat penceresi oluşturabilir.