Lübnanlı Hizbullah milletvekili Hasan Fadlallah, İsrail'in Lübnan'a yönelik son askeri operasyonlarının örgütü çökertmeyi başaramadığını, aksine Hizbullah'ın askeri ve siyasi varlığını koruduğunu açıkladı. Fadlallah, Beyrut'ta düzenlenen bir basın toplantısında, "İsrail'in savaşı hedeflerine ulaşamadı. Hizbullah hâlâ ayakta ve direniş rotasında ilerliyor" dedi. Açıklama, İsrail'in Hizbullah'a yönelik kara ve hava operasyonlarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail, Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşının ardından Lübnan sınırında Hizbullah'la çatışmalara girmişti. Son haftalarda İsrail ordusu, Hizbullah'ın roket atışlarını engellemek ve örgütün altyapısını hedef almak için güney Lübnan'a kara birlikleri göndermişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce yaptığı açıklamalarda "Hizbullah'ın tehdidini tamamen ortadan kaldıracaklarını" söylemişti.
Hasan Fadlallah, İsrail'in hava saldırılarında sivil kayıpların arttığına dikkat çekti ve uluslararası toplumu İsrail'in "savaş suçlarına" karşı harekete geçmeye çağırdı. Hizbullah'ın bir parlemento kanadı olduğu için milletvekili sıfatı taşıyan Fadlallah, örgütün siyasi ve askeri yapısının bütünlüğünü koruduğunu vurguladı.
Bölgesel Boyut
Hizbullah'ın bu açıklaması, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. İran destekli Hizbullah, İsrail'e karşı savaşta önemli kayıplar verse de, örgütün hâlâ etkili bir güç olduğu sinyali veriliyor. Lübnan'da derinleşen ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık ortamında Hizbullah'ın direniş söylemi, bazı kesimlerde karşılık buluyor.
Analistlere göre, Hizbullah'ın bu açıklaması sadece İsrail'e değil, aynı zamanda Lübnan iç siyasetine de mesaj niteliği taşıyor. Örgüt, zayıfladığı yönündeki iddialara karşı kendini yeniden konumlandırıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nin Hizbullah'ı terör örgütü olarak tanımladığı göz önüne alındığında, bu açıklamanın uluslararası yankıları da olacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hizbullah'ın varlığını sürdürmesi, Türkiye'nin Lübnan ve Suriye politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Hizbullah'ı terör örgütü olarak sınıflandırmasa da, İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasına sıcak bakmamaktadır. Hizbullah'ın güçlü kalması, Suriye'deki dengeleri de etkileyerek Türkiye'nin sınır güvenliği ve mülteci politikaları üzerinde sonuçlar doğurabilir. Diğer taraftan, İsrail-Hizbullah çatışmasının tırmanması, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının güvenliğini tehdit edebilir ve Türkiye'nin bölgedeki enerji politikalarını etkileyebilir.