Lübnan Hizbullah'ı, 2 Nisan 2025 tarihinde yaptığı bir açıklamayla, Güney Lübnan'da konuşlu İsrail askeri güçlerine karşı bir gün içinde 22 ayrı saldırı gerçekleştirdiğini bildirdi. Örgütün resmi medya kanallarından yapılan duyuruya göre, saldırılar çoğunlukla insansız hava araçları (İHA) ve roketatarlarla gerçekleştirildi. Hedefler arasında İsrail ordusuna ait gözetleme noktaları, askeri araçlar ve lojistik üsler yer alıyor. İsrail tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, bölgedeki gerginlik tırmanışa geçmiş durumda.
Gelişmenin arka planı
Hizbullah'ın bu yoğun saldırı dalgası, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarına misilleme olarak değerlendiriliyor. Özellikle son haftalarda İsrail'in Gazze'deki saldırılarında sivil kayıpların artması, Hizbullah'ı harekete geçiren başlıca etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Örgüt lideri Hasan Nasrallah, daha önce yaptığı konuşmalarda, "Gazze'ye yönelik herhangi bir geniş çaplı saldırı, Lübnan sınırında karşılık bulacaktır" demişti. Bu çerçevede, 22 saldırının aynı gün içinde gerçekleştirilmesi, Hizbullah'ın taktiksel olarak hazırlıklı olduğunu ve koordineli bir şekilde hareket ettiğini gösteriyor.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ve tarafları itidale çağırdığını açıkladı. UNIFIL sözcüsü, "Mavi Hat boyunca yaşanan bu yoğun çatışmalar, bölgesel istikrarı tehdit etmektedir" ifadelerini kullandı. İsrail ordusu ise kuzey sınırına ek birlikler sevk ederken, hava savunma sistemlerini de teyakkuza geçirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun güvenlik kabinesini acil toplantıya çağırdığı bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hizbullah-İsrail arasındaki bu gerginlik, yalnızca iki tarafı ilgilendiren bir çatışma olmaktan çıkmış durumda. Bölgesel güçlerden İran, Hizbullah'ı açıkça desteklerken; Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler İsrail ile normalleşme sürecini hızlandırma eğiliminde. Ancak Hizbullah'ın saldırıları, bu normalleşme çabalarını sekteye uğratabilir. Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan hükümetine Hizbullah'ı kontrol altına alması yönünde çağrıda bulundu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Hizbullah'ın provokasyonları kabul edilemez; İsrail'in kendini savunma hakkını destekliyoruz" denildi. Rusya ise tarafları sağduyuya davet ederek, diplomatik çözüm arayışlarının önemini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan ve Filistin meselesinde tarihsel olarak hassas bir konuma sahiptir. Hizbullah'ın yoğun saldırıları, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Özellikle İsrail ile son yıllarda normalleşme adımları atan Ankara, bu tip çatışmaların tırmanması halinde ikili ilişkilerde yeni bir sınavla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Lübnan'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve ekonomik iş birliği projelerini olumsuz etkileyebilir. Türk yetkililerin, hem İsrail hem de Hizbullah ile diyalog kanallarını açık tutarak, çatışmanın yayılmasını önlemeye çalışması bekleniyor. Bu bağlamda, Dışişleri Bakanlığı'nın yakında bir açıklama yapması muhtemeldir.