İran destekli Hizbullah hareketi, Perşembe günü Lübnan'da yeni bir ateşkes önerisini reddederken, İsrail Lübnan'dan asker çekmeyeceğini açıkladı. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın çatışmaları durdurarak Tahran'la barış sağlama çabalarını zayıflattı. Bölgedeki gerilimin tırmanması, Ortadoğu'da yeni bir savaş dalgası endişesini beraberinde getiriyor.
Ateşkesin reddi ve arka planı
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın açıklamalarına göre, örgüt mevcut koşullar altında ateşkesi kabul etmeyecek. Hizbullah, İsrail'in Güney Lübnan'daki işgalci güçlerini çekmemesini ve sivillere yönelik saldırıların devam etmesini gerekçe gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, 'Hizbullah'ın tamamen etkisiz hale getirilmesine kadar askerlerimizi çekmeyeceğiz' dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'tarafları müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz' denilse de, somut bir ilerleme kaydedilemedi. Uzmanlara göre, Hizbullah'ın İran'dan aldığı destek, örgütün uzlaşmaz tavrının ana nedeni. İran Devrim Muhafızları'nın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü nüfuz mücadelesi, ateşkesin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Lübnan'daki çatışmalar, sadece iki taraf arasında değil, aynı zamanda bölgesel bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Sünni Arap ülkeleri, Hizbullah'ı terör örgütü olarak nitelendirirken, İran ve Suriye rejimi ise örgüte açık destek veriyor. Avrupa Birliği, ateşkes çağrılarını yinelese de, birleşik bir politika izleyemiyor. Fransa, Lübnan'daki Hıristiyan nüfusun korunması için özel çaba sarf ederken, Almanya ise ekonomik yaptırımların artırılmasından yana.
Analistler, İsrail'in askeri üstünlüğüne rağmen Hizbullah'ın gerilla taktikleriyle başa çıkmakta zorlandığını belirtiyor. Öte yandan, bölgedeki insani kriz derinleşiyor. Birleşmiş Milletler, Lübnan'da 1,5 milyondan fazla kişinin yerinden edildiğini ve acil yardıma ihtiyaç duyulduğunu rapor etti. Ekonomisi zaten kırılgan olan Lübnan, çatışmaların uzamasıyla daha da derin bir krize sürükleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki gelişmeler, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını doğrudan etkiliyor. Hizbullah'ın ateşkesi reddetmesi, bölgedeki istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Suriye'deki varlığı ve İran'la rekabeti düşünüldüğünde, Hizbullah'ın güçlenmesi Ankara için bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, hem NATO müttefiki İsrail'le hem de İran'la dengeli bir ilişki sürdürmeye çalışırken, Lübnan'daki çatışmanın genişlemesi Ankara'nın bölgesel hesaplarını bozabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin diplomatik girişimlerini hızlandırması ve tarafları ateşkese ikna etmek için aktif bir rol üstlenmesi bekleniyor.