Lübnan merkezli silahlı grup Hizbullah, ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında varıldığı açıklanan ateşkes çerçevesini reddettiğini açıkladı. Grubun üst düzey bir yetkilisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, önerilen anlaşmanın Lübnan'ın egemenliğini ihlal ettiği ve direniş hakkını tanımadığı belirtildi. Açıklamada, 'düşmanı savaş meydanında yenilgiye uğratma' kararlılığı vurgulanırken, Hizbullah'ın İsrail'in güneyine yönelik saldırılarına devam edeceği ifade edildi. İsrail ve Lübnan hükümeti ise ABD Dışişleri Bakanlığı'nın duyurduğu çerçeveyi olumlu karşıladıklarını açıklamıştı.
ABD'nin Ateşkes Çerçevesi ve Tarafların Tutumu
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, geçtiğimiz hafta Tel Aviv'de yaptığı açıklamada, İsrail ve Lübnan'ın 10 maddelik bir ateşkes taslağı üzerinde anlaştığını duyurmuştu. Taslak, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi, sınırın BM Geçici Gücü (UNIFIL) denetiminde güvenlik altına alınması ve Lübnan ordusunun güney konuşlanmasını içeriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın kuzey sınırına barış getireceğini belirterek planı desteklediğini açıkladı. Lübnan Başbakanı Necib Mikati ise anlaşmayı 'ülkesinin çıkarlarına uygun' olarak niteledi.
Hizbullah'ın reddi, bu görünürdeki mutabakatı zora soktu. Örgütün aldığı pozisyon, geçmişteki benzer girişimlerde olduğu gibi, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddederken, 'direnme hakkı'nı merkeze alan ideolojik çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, daha önceki konuşmalarında, Gazze'deki savaş sona ermeden Lübnan cephesinde ateşkesi kabul etmeyeceklerini belirtmişti.
Bölgesel Boyut: Gazze-Lübnan Bağlantısı ve İran Faktörü
Hizbullah'ın kararı, özellikle Gazze'de devam eden çatışmalarla yakından ilişkili. Örgüt, 7 Ekim'den bu yana İsrail'e yönelik saldırılarını 'Gazze'ye destek' olarak tanımlıyor. Bu bağlantı, Lübnan cephesindeki bir ateşkesin Gazze savaşını izole edebileceği endişesini beraberinde getiriyor. Ayrıca Hizbullah'ın en büyük destekçisi İran'ın, bölgesel bir çatışmadan kaçınmak istemesine rağmen, örgütün tamamen kontrol edilemediği de biliniyor. ABD'nin bölgede diplomatik bir başarı elde etme çabası, Hizbullah'ın reddiyle sekteye uğramış durumda.
Son haftalarda İsrail-Lübnan sınırında çatışmalar yoğunlaşmış, İsrail güçleri Lübnan'ın güneyine kapsamlı hava saldırıları düzenlemiş, Hizbullah da İsrail'in kuzeyindeki askeri hedefleri vurmuştu. BM, her iki taraftan da sivil kayıplar yaşandığını doğruluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlik çıkarları açısından kritik bir öneme sahip. Türkiye, Lübnan’daki iç istikrarsızlığın yayılmasını endişeyle izliyor; zira Lübnan’daki çatışmaların Doğu Akdeniz’deki enerji hatlarını ve Türkiye’nin Lübnan’daki ticari varlığını tehdit etme potansiyeli var. Hizbullah’ın ateşkesi reddetmesi, Türkiye’nin arabuluculuk girişimlerini zorlaştırabilir. Ankara, İran ve Suudi Arabistan ile Lübnan konusundaki rekabetinde yeni bir sınavla karşı karşıya. Ateşkesin sağlanamaması, Türkiye’nin Suriye politikasındaki dengeleri de etkileyebilir, çünkü Hizbullah ve İran bağlantılı gruplar Suriye’nin kuzeyinde de aktif.