Eylül ayında Hindistan borsalarında hisse senedi fiyatları gerilerken, Hint hisse senedi yatırım fonlarına yönelik nakit girişleri üst üste ikinci ay da arttı. Bu durum, yerli yatırımcıların piyasadaki düşüşleri bir alım fırsatı olarak gördüğüne işaret ediyor. Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu (SEBI) ile Hindistan Yatırım Fonları Birliği (AMFI) verilerine göre, Eylül ayında hisse senedi yatırım fonlarına net girişler bir önceki aya göre artış gösterdi. Hisse senedi fiyatlarındaki düşüşe rağmen yatırımcıların fon alımlarını sürdürmesi, yerli tasarruf sahiplerinin uzun vadeli bir bakış açısına sahip olduğunu ve kısa vadeli dalgalanmalara direnç gösterdiğini ortaya koyuyor.
Düşüşe rağmen artan girişler
Hindistan'ın önde gelen hisse senedi endeksleri, Eylül ayında küresel belirsizlikler ve faiz oranlarına ilişkin endişelerle değer kaybetti. Buna karşın, yatırım fonlarına yönelen yerli yatırımcı sayısı arttı. Uzmanlar, bu davranışın arkasında yatan temel nedenin, Hindistan'ın uzun vadeli büyüme potansiyeline duyulan güven olduğunu belirtiyor. Özellikle perakende yatırımcıların, sistematik yatırım planları (SIP) aracılığıyla düzenli alımlar yaparak piyasa zamanlaması yapmaktan kaçındığı görülüyor. SIP'ler, yatırımcıların belirli aralıklarla sabit miktarda fon almasını sağlayarak dalgalanmaların etkisini azaltıyor. Son aylarda SIP katkılarının rekor seviyelere ulaştığı ve bunun fon girişlerini desteklediği ifade ediliyor.
Yabancı yatırımcıların ise Eylül ayında net satıcı konumunda olduğu biliniyor. Yabancı kurumsal yatırımcılar, küresel risk iştahındaki azalma ve ABD'deki faiz artırımlarının etkisiyle Hindistan piyasalarından çıkış yaptı. Ancak yerli yatırımcıların bu çıkışı telafi edecek şekilde alım yapması, piyasanın dengelenmesine yardımcı oldu. Bu durum, Hindistan'ın sermaye piyasalarının derinleştiğini ve yerli tasarrufların finansal sisteme yönlendirilmesinde önemli bir aşamaya gelindiğini gösteriyor.
Küresel ve bölgesel bağlam
Hindistan, son yıllarda yatırım fonları aracılığıyla tasarruflarını değerlendiren bireysel yatırımcı sayısında hızlı bir artış yaşadı. Pandemi sonrası dönemde düşük faiz ortamı ve dijital yatırım platformlarının yaygınlaşması, milyonlarca yeni yatırımcının borsaya dolaylı katılımını sağladı. Bu trend, Hindistan'ın ekonomik büyümesini destekleyen iç tüketim ve yatırım dinamiklerini güçlendiriyor. Ayrıca, yerli kurumsal yatırımcıların piyasadaki ağırlığının artması, Hindistan borsalarının küresel şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor.
Küresel ölçekte ise gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımları dalgalı bir seyir izliyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikası, gelişmekte olan ülke varlıklarını baskılıyor. Ancak Hindistan, görece güçlü makroekonomik temelleri ve iç talebe dayalı büyüme modeliyle diğer gelişmekte olan ülkelerden ayrışıyor. Yerli yatırımcı tabanının genişlemesi, Hindistan'ı küresel risk iştahındaki dalgalanmalara karşı daha dirençli kılıyor. Bu durum, Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) para politikası manevra alanını da genişletiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'da yerli yatırımcıların hisse senedi düşüşlerini alım fırsatı olarak görmesi, gelişmekte olan piyasalarda yerli yatırımcı tabanının önemini ortaya koyuyor. Türkiye'de de benzer şekilde, borsaya yönelen yerli yatırımcı sayısı son yıllarda artış gösterdi. Ancak Hindistan'ın aksine, Türkiye'de yatırım fonları aracılığıyla yapılan birikimler henüz istenen seviyede değil. Hindistan örneği, tasarrufların sermaye piyasalarına yönlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması açısından Türkiye için bir model oluşturabilir. Ayrıca, Hindistan'ın küresel sermaye akımlarındaki dalgalanmalara karşı gösterdiği dayanıklılık, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de ders niteliğinde. Yerli yatırımcı tabanının güçlenmesi, dış finansmana bağımlılığı azaltarak ekonomik istikrara katkı sağlayabilir.