Hindistan Başbakanı Narendra Modi, iki yıl aradan sonra Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katılarak bölgesel diplomasideki konumunu güçlendirdi. 2022'de Astana'daki zirveyi boykot eden Modi, geçen yıl Tianjin'de ve bu hafta Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen zirvede liderlerle bir araya geldi. Bu katılım, Hindistan'ın Çin ve Pakistan ile karmaşık ilişkileri bağlamında yeni bir denge arayışına işaret ediyor. Zirvede ticaret, güvenlik ve terörle mücadele konularının öne çıktığı belirtilirken, Modi'nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı ikili görüşmeler dikkat çekti. Hindistan'ın ŞİÖ'ye dönüşü, bölgesel güç dengeleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hindistan, 2017 yılında Pakistan ile birlikte ŞİÖ'ye tam üye olarak kabul edilmişti. Ancak Modi, 2022'de Astana'da düzenlenen zirveye katılmayarak yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar'ı göndermişti. O dönemde Hindistan'ın bu tutumu, Çin ile sınır anlaşmazlıkları ve Pakistan ile yaşanan gerginlikler çerçevesinde yorumlanmıştı. Özellikle Ladakh bölgesindeki askeri çatışmalar ve Keşmir meselesi, Hindistan'ın ŞİÖ'ye mesafeli durmasına neden olmuştu.
Geçen yıl Tianjin'de düzenlenen ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin ev sahipliğinde yapılan toplantıda Modi'nin yer alması, Ankara ile Pekin arasındaki diyalog kanallarının açık tutulması isteğini göstermişti. Bu yılki Bişkek zirvesi, Hindistan'ın ŞİÖ'ye daha yapıcı bir katılım sergilemeye başladığını teyit ederken, liderlerin ortak bildirisinde terörle mücadele, sınır ötesi suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı işbirliği vurgulandı.
Modi'nin zirve kapsamında Putin ve Şi Cinping ile yaptığı görüşmeler, Hindistan'ın geleneksel olarak Rusya ile yakın ilişkilerini koruma ve Çin ile yaşanan gerginlikleri yönetme çabası olarak okunuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Hindistan'ın tarafsız tutumu, Batı ile Rusya arasında denge kurma politikasını sürdürdüğünü gösteriyor. Zirvede ayrıca Afganistan'daki durum ve bölgesel istikrar konuları ele alındı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ŞİÖ, Çin ve Rusya'nın öncülüğünde kurulan ve Asya'daki güvenlik meselelerine odaklanan bir platform olarak öne çıkıyor. Örgütün genişlemesiyle birlikte Hindistan ve Pakistan'ın üyeliği, bölgesel istikrar açısından hem fırsat hem de zorluk yaratıyor. Hindistan'ın aktif katılımı, özellikle Çin'in artan nüfuzu karşısında bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, Modi'nin bu yılki zirveye katılması, Hindistan'ın Çin ile olan sınır ihtilaflarını çözmeye yönelik diplomatik kanalları açık tutma arzusunu yansıtıyor. Öte yandan, Hindistan'ın ŞİÖ içindeki rolü, ABD ile olan stratejik ortaklığı da etkileyebilir. Washington, Hindistan'ın Çin'e karşı bir denge unsuru olarak gördüğü için, Hindistan'ın ŞİÖ faaliyetlerine katılımını izliyor.
Bölgesel olarak bakıldığında, Orta Asya'daki enerji kaynakları ve ulaştırma koridorları, Hindistan'ın bu örgüte ilgisini artırıyor. Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru (INSTC) projesi, Hindistan'ın İran ve Rusya ile bağlantısını güçlendirirken, ŞİÖ bünyesindeki işbirliği, bu projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ŞİÖ'de diyalog ortağı statüsüne sahip olmakla birlikte, bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmemekle birlikte bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Hindistan'ın ŞİÖ'ye dönüşü, Türkiye'nin Orta Asya'daki nüfuz alanını etkileyebilir. Türkiye, Azerbaycan ve Türk cumhuriyetleriyle olan bağları çerçevesinde, bu ülkelerin ŞİÖ'ye olan ilgisini yakından takip ediyor. Ayrıca, Pakistan ile Hindistan arasındaki gerginlikler, Türkiye'nin Pakistan ile olan güçlü ilişkileri bağlamında Ankara'yı ilgilendiriyor. Türkiye, bu dengeler arasında dış politikasını şekillendirirken, Hindistan ile ticari ve savunma işbirliklerini de geliştirme potansiyeli taşıyor.