Hindistan, çok taraflılığın giderek aşındığı bir uluslararası ortamda, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) içinde yüksek riskli bir diplomatik oyun oynuyor. Örgütün sonuç üretme kapasitesi tartışılırken, Hindistan’ın bu platformdaki varlığı, hem bölgesel güç dengesi hem de küresel jeopolitik açısından önemli soruları gündeme getiriyor. Bu hamle, Hindistan’ın Çin ve Rusya ile ilişkilerini nasıl şekillendireceği ve Pakistan’la olan gerilimleri nasıl yöneteceği açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor.
Gelişmenin Arka Planı
2023’teki ŞİÖ Zirvesi’nde Hindistan, örgütün genişleme sürecine ve terörle mücadele gibi konulara odaklanarak aktif bir rol üstlendi. Ancak Hindistan’ın bu girişimleri, özellikle Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) gibi projelerle rekabet halindeki kendi bölgesel bağlantı projeleri (örneğin, Uluslararası Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru) nedeniyle gerilim yaratıyor. Hindistan, ŞİÖ içinde Çin’in artan etkisini dengelemeye çalışırken, aynı zamanda Pakistan’ın örgüt içindeki rolünü de sınırlamak istiyor.
Hindistan’ın ŞİÖ’ye tam üyelik başvurusu 2017’de kabul edilmiş, ancak üyelik sonrası örgütün karar alma mekanizmalarında etkili olmakta zorlanmıştır. Özellikle Pakistan’ın vetosu veya Çin’in muhalefeti nedeniyle, Hindistan’ın önerdiği bazı girişimler engellenmiştir. Bununla birlikte, Hindistan, örgütün enerji güvenliği ve terörle mücadele gibi konularda işbirliği potansiyelini görüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ŞİÖ, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını temsil eden bir örgüt olarak, küresel yönetişimde önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak üyeleri arasındaki ideolojik ve stratejik farklılıklar, örgütün etkinliğini sınırlamaktadır. Hindistan’ın bu yapı içindeki konumu, bir yandan Batı ile olan ilişkilerine (özellikle Dörtlü Güvenlik Diyaloğu – Quad ve ABD ile stratejik ortaklık) zarar verme riski taşırken, diğer yandan Rusya ve Orta Asya ülkeleriyle bağlarını güçlendirme fırsatı sunuyor.
Hindistan’ın ŞİÖ politikası, aynı zamanda Pakistan ile olan ikili gerilimlerini örgüt platformuna taşıma riskini de barındırıyor. Örneğin, Hindistan’ın Keşmir konusunda ŞİÖ’de gündem oluşturma çabaları, Pakistan’ın karşı hamleleriyle karşılaşıyor. Bu durum, örgütün işlevselliğini sorgulatan bir faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, Hindistan’ın ŞİÖ’ye verdiği önem, Çin’in bölgesel hegemonya girişimlerine karşı bir dengeleme unsuru olarak görülüyor. Hindistan, Rusya’nın da desteğiyle, ŞİÖ’nün Çin’in tek başına yönlendirdiği bir yapı olmaktan çıkması için çaba gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin ŞİÖ ile olan diyalog ortağı statüsü ve olası tam üyelik arayışı bağlamında önem taşıyor. Hindistan’ın örgüt içindeki manevraları, Türkiye’nin de benzer bir denge politikası izlemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye, NATO üyeliği ile ŞİÖ üyeliğini uzlaştırma çabasında, Hindistan’ın deneyimlerinden ders çıkarabilir. Ayrıca, Hindistan-Pakistan geriliminin ŞİÖ’yü felç etme riski, Türkiye’nin örgütten beklentilerini sınırlayabilir. Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya’daki çıkarları göz önüne alındığında, ŞİÖ’nün enerji ve ulaştırma koridorları projelerinde etkin rol oynama potansiyeli, Ankara’nın ilgisini canlı tutuyor.