Hindistan, ekonomik büyüme hikayesini küresel yatırımcılara taşıyarak, ülkeden çıkan yabancı sermayeyi telafi etmek için yeni kaynaklar arıyor. Öğrenci protestolarının genç nüfusun karşılaştığı zorlukları gözler önüne serdiği bu dönemde, hükümet uluslararası yatırım çekmek için tanıtım atağı başlattı. Bu girişim, Hindistan'ın dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomilerinden biri olma iddiasını pekiştirmeyi hedefliyor.
Büyüme hikayesi ve yatırım iştahı
Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve üst düzey bakanlar, son haftalarda ABD, Japonya ve Avrupa'nın büyük finans merkezlerinde yatırımcılarla bir araya gelerek ülkenin altyapı projeleri, yeşil enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji üretimindeki potansiyelini öne çıkarıyor. Hükümetin resmi verilerine göre Hindistan ekonomisi, Nisan-Haziran çeyreğinde yıllık yüzde 7,8 büyüyerek küresel ortalamanın oldukça üzerinde bir performans sergiledi. Ancak bu büyüme, küresel faiz artırımlarının etkisiyle gelişmekte olan piyasalardan çıkan yabancı sermayenin yarattığı boşluğu dolduramıyor.
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, Hindistan hisse senetleri ve tahvillerinden bu yıl yaklaşık 4 milyar dolar net çıkış yaşandı. Bu çıkışta, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası ve jeopolitik belirsizlikler kadar, Hindistan'ın genç nüfusunun işsizlik ve eğitim talepleri gibi yapısal sorunları da etkili oluyor. Özellikle ülkenin kuzeyindeki Bihar eyaletinde gençlerin devlet memurluğu sınavlarındaki kontenjan düzenlemelerine karşı başlattığı protestolar, hükümetin dışarıya anlattığı başarı öyküsüyle içeride yaşanan toplumsal huzursuzluk arasındaki tezatı ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan'ın yatırım arayışı, Çin'den uzaklaşma eğilimindeki Batılı şirketler için bir alternatif sunma stratejisinin parçası. Özellikle jeopolitik gerilimler nedeniyle tedarik zincirlerini çeşitlendirmek isteyen çok uluslu şirketler için Hindistan, "Çin+1" politikasının merkezinde yer alıyor. Bu bağlamda Hindistan, elektronik, ilaç ve otomotiv sektörlerinde üretim üssü olarak öne çıkıyor. Ancak altyapı eksiklikleri, bürokratik engeller ve iş gücü beceri açığı, ülkenin potansiyelini tam olarak gerçekleştirmesini zorlaştıran faktörler arasında. Öte yandan Hindistan'ın G20 dönem başkanlığı sırasında Afrika Birliği'nin üyeliğini desteklemesi ve Orta Doğu'da enerji ve ticaret koridorları kurma girişimleri, ülkenin küresel ekonomik ve jeopolitik haritada daha etkin bir konum alma çabasının göstergesi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın yabancı yatırım çekme çabaları, Türkiye için hem fırsat hem de rekabet unsuru barındırıyor. Her iki ülke de benzer şekilde büyüme odaklı dış politika izlerken, gelişmekte olan piyasalara yönelik küresel sermaye akışının kısıtlı olduğu bir dönemde Hindistan ve Türkiye, sınırlı kaynak için yarışıyor. Türkiye'nin özellikle Orta Asya ve Afrika'da artan nüfuzu, Hindistan'ın yeni pazar arayışlarıyla kesişebilir. Ancak iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023'te 10 milyar doları geçerek rekor kırdı. Bu ilişkinin geliştirilmesi, Türkiye'nin teknoloji ve üretim alanındaki deneyimlerini aktarabileceği bir iş birliği zemini oluşturabilir. Ayrıca, Hint Okyanusu'ndaki güvenlik dinamikleri, Türkiye'nin denizcilik ve savunma alanındaki ilgisini çeken bir boyut olarak öne çıkıyor.