Hindistan, son yıllarda dang humması vakalarında endişe verici bir artışla karşı karşıya. Geleneksel olarak muson mevsiminde (haziran-eylül) görülen hastalık, artık yılın her döneminde ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu değişimin arkasında iklim değişikliğine bağlı yükselen sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve hızlı kentleşmenin yattığını belirtiyor. Dang humması, Aedes sivrisineklerinin ısırmasıyla bulaşan ve yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas-eklem ağrıları ve bazen ölümle sonuçlanabilen bir viral enfeksiyon. Hindistan'da her yıl binlerce vaka bildirilirken, 2023 verileri önceki yıllara göre belirgin bir artışa işaret ediyor. Özellikle Delhi, Bengaluru ve Chennai gibi büyük şehirlerde vaka sayıları rekor seviyelere ulaşmış durumda.
Sürekli bir tehdit: Dang artık mevsim tanımıyor
Geçmişte dang humması, Hindistan'da muson yağmurlarının başlamasıyla ortaya çıkar ve sezon sonunda azalırdı. Ancak son on yılda bu tablo köklü bir değişime uğradı. Hindistan Meteoroloji Departmanı verilerine göre, muson dışı dönemlerde de düzensiz yağış olayları artıyor. Kış aylarında bile sıcaklıkların 20 derecenin üzerinde seyretmesi, Aedes sivrisineklerinin üreme döngüsünü kesintiye uğratmıyor. Uzmanlar, 2023'ün ilk çeyreğinde bildirilen dang vakalarının yüzde 30'unun geleneksel muson döneminin dışında kaydedildiğini ifade ediyor. Bu durum, sağlık sistemlerini sürekli bir teyakkuza zorlarken, vektör kontrol programlarının da yıl boyu sürmesini gerektiriyor.
Hızlı kentleşme de sorunu derinleştiriyor. Plansız yapılaşma, açık su birikintileri ve atık yönetimindeki aksaklıklar, sivrisinekler için ideal üreme alanları oluşturuyor. Özellikle gecekondularda ve şantiyelerde biriken su, dang vektörünün popülasyonunu artırıyor. Hindistan Kamu Sağlığı Vakfı'nın bir raporuna göre, dang vakalarının yüzde 70'i, nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu kentsel alanlarda görülüyor. Bu, hastalığın yalnızca iklim değil, aynı zamanda yapısal sorunlarla da bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Küresel boyut: İklim değişikliği hastalıkları yeniden şekillendiriyor
Hindistan'daki dang humması krizi, küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), dang hummasının küresel yükünün son yirmi yılda on kat arttığını ve dünya nüfusunun yaklaşık yarısının risk altında olduğunu belirtiyor. Sıcaklıkların artması, sivrisineklerin yaşam alanlarını genişletiyor ve hastalığı tropikal bölgelerden subtropikal bölgelere taşıyor. Avrupa'da bile dang vakaları rapor edilmeye başlanırken, Hindistan'daki bu gelişme, iklim değişikliğinin bir sağlık krizine dönüşme potansiyelini gözler önüne seriyor.
Bölgesel olarak, Güney Asya'da dang humması yaygın bir sorun. Bangladeş, Pakistan ve Sri Lanka da benzer artışlarla karşı karşıya. Bu durum, bölgesel iş birliğinin önemini artırıyor. Hindistan'ın vektör kontrol stratejileri, komşu ülkeler için de model teşkil edebilir, ancak iklim değişikliğine uyum sağlamak için uluslararası finansman ve teknoloji transferi gerekiyor. Hindistan, 2022'de Dang Humması için Ulusal Eylem Planı'nı güncelleyerek, erken uyarı sistemleri ve halk sağlığı müdahalelerine ağırlık verdi. Ancak uzmanlar, bu çabaların yeterli olmadığını, daha kapsamlı bir iklim-vektör entegrasyonuna ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de dang humması henüz yaygın bir tehdit oluşturmamakla birlikte, iklim değişikliği nedeniyle Akdeniz havzasında vektör kaynaklı hastalıkların artması bekleniyor. Hindistan örneği, plansız kentleşme ve yetersiz vektör kontrolünün sonuçlarını göstermesi açısından uyarıcıdır. Türkiye, özellikle sıcaklık artışının belirgin olduğu Çukurova ve Ege bölgelerinde, benzer risklerle karşılaşabilir. Sağlık Bakanlığı'nın dang ve diğer sivrisinek kaynaklı hastalıklara karşı sürveyans sistemlerini güçlendirmesi, erken uyarı ve halk bilinçlendirme kampanyalarını artırması önem taşımaktadır. Küresel ısınma, Türkiye'yi de etkileyen bir sağlık güvenliği meselesidir.