İngiltere'de yaşayan Lowri adlı bir kadın, 2022 yılında çıktığı Hindistan seyahatinin ardından şiddetli baş ağrıları, nöbetler ve psikoz belirtileri göstermeye başladı. Yapılan tıbbi tetkikler sonucunda beyninde 38 adet domuz tenyası (Taenia solium) larvası tespit edildi. Bu larvalar, nörosistiserkoz adı verilen ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaygın görülen bir enfeksiyona yol açmıştı. Lowri'ye uygulanan antiparaziter ilaç tedavisi ve steroidler sayesinde parazitlerin çoğu yok edildi, ancak bazıları kireçlenerek beyinde kaldı. Kadın şu anda nöbet kontrolü için ilaç kullanıyor ve psikolojik destek alıyor.
Gelişmenin arka planı: Domuz tenyası nasıl beyne yerleşir?
Domuz tenyası (Taenia solium), özellikle hijyen koşullarının yetersiz olduğu bölgelerde yaygındır. Parazit, enfekte domuz etinin çiğ veya az pişmiş tüketilmesiyle bağırsaklara yerleşir. Ancak asıl tehlike, parazit yumurtalarının dışkıyla atılıp yeniden bulaşmasıyla ortaya çıkar. Yumurtalar ağız yoluyla alındığında, larvalar kan dolaşımına karışarak beyin, kas ve göz gibi organlara yerleşebilir. Bu durum nörosistiserkoz olarak adlandırılır ve dünyada önlenebilir epilepsinin en yaygın nedenlerinden biridir. Lowri'nin vakasında, enfeksiyonun kaynağının Hindistan'da tüketilen kontamine yiyecekler olduğu düşünülüyor. Hastalık, baş ağrısı, nöbetler, kafa içi basıncı artışı ve psikiyatrik belirtilerle kendini gösterir. Tedavide albendazol gibi antiparaziter ilaçlar, steroidler ve gerektiğinde cerrahi müdahale kullanılır. Ancak parazitlerin ölmesiyle oluşan iltihabi reaksiyon, hastanın durumunu geçici olarak kötüleştirebilir. Bu nedenle tedavi süreci genellikle steroidlerle desteklenir. Lowri'nin vakası, seyahat öncesi aşı ve hijyen önlemlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Dünya Sağlık Örgütü, nörosistiserkozun yılda yaklaşık 50.000 ölüme yol açtığını tahmin ediyor. Hastalık, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da endemiktir.
Bölgesel veya küresel boyut
Nörosistiserkoz, küresel bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, bu hastalığı ihmal edilmiş tropikal hastalıklar listesine almıştır. Hastalık, özellikle yoksulluk ve yetersiz hijyen koşullarıyla ilişkilidir. Domuz yetiştiriciliğinin yaygın olduğu bölgelerde, domuzların insan dışkısına erişmesi enfeksiyon döngüsünü sürdürür. Gelişmiş ülkelerde nadir görülmekle birlikte, artan seyahat ve göç nedeniyle vakalar rapor edilmektedir. Lowri'nin vakası, seyahat eden bireylerin yerel yiyecek hijyeni konusunda dikkatli olması gerektiğini göstermektedir. Özellikle çiğ sebze ve meyvelerin iyice yıkanması, etin iyi pişirilmesi ve el hijyenine özen gösterilmesi önerilmektedir. Ayrıca, enfekte bireylerin dışkısının uygun şekilde bertaraf edilmesi, domuzların bu dışkıya erişiminin engellenmesi hastalığın kontrolünde kritik öneme sahiptir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de nörosistiserkoz nadir görülmekle birlikte, özellikle kırsal alanlarda domuz yetiştiriciliği ve hijyen koşulları nedeniyle risk bulunmaktadır. Türk vatandaşlarının Hindistan, Afrika ve Latin Amerika gibi endemik bölgelere seyahatlerinde gıda hijyenine dikkat etmesi önem taşımaktadır. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü'nün ihmal edilmiş tropikal hastalıklar programı kapsamında farkındalık çalışmaları yürütmektedir. Bu vaka, seyahat sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve tropikal hastalıklar konusunda hekim eğitiminin artırılması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, Türkiye'de domuz eti tüketimi sınırlı olmakla birlikte, hijyen standartlarının korunması ve çiğ sebze tüketiminde dikkatli olunması önerilmektedir.