Hindistan, ABD'nin Rusya'dan petrol ithal eden ülkelere yüzde 100 tarife uygulama hazırlığına karşı, enerji güvenliğini ve ulusal çıkarlarını koruyacağını duyurdu. Yeni Delhi yönetimi, Senatör Lindsey Graham'ın hazırladığı yasa tasarısının ABD-Hindistan ilişkileri ve uluslararası enerji piyasası üzerinde potansiyel sonuçları olabileceği uyarısında bulundu. Hindistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ülkenin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitlendirilmiş kaynaklara yönelmesinin meşru olduğu vurgulandı.
Yasa tasarısının arka planı ve Hindistan'ın tutumu
ABD Senatosu'nda Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham tarafından sunulan yasa tasarısı, Rusya'dan petrol ithal eden ülkelere yüzde 100'e varan tarifeler uygulanmasını öngörüyor. Tasarı, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını finanse etmesini engellemeyi amaçlıyor. Hindistan, Rusya'nın en büyük petrol alıcılarından biri konumunda. Batı'nın yaptırımları sonrasında Rusya'dan indirimli petrol alımını artıran Hindistan, bu hamlesiyle enerji maliyetlerini düşürdü.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Hindistan, enerji güvenliğini sağlamak için piyasa koşullarına göre hareket eder. Ulusal çıkarlarımızı korumak için gerekli adımları atacağız" ifadelerini kullandı. Yeni Delhi, ABD ile stratejik ortaklığını sürdürmek istediğini ancak Rusya ile uzun süredir devam eden ilişkilerini de göz ardı etmeyeceğini belirtti.
Uzmanlar, tasarının yasalaşması halinde ABD-Hindistan ilişkilerinde gerilime yol açabileceğini, zira Hindistan'ın Rus petrolüne olan bağımlılığının son iki yılda önemli ölçüde arttığını vurguluyor. Hindistan, Rusya'nın deniz yoluyla yaptığı petrol ihracatının yaklaşık yüzde 70'ini alıyor. Bu durum, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarını deldiği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin olası tarifeleri, yalnızca Hindistan'ı değil, Çin ve Türkiye gibi Rus petrolü ithal eden diğer ülkeleri de etkileyebilir. Çin, Rus petrolünün en büyük alıcısı konumunda. Türkiye ise Rusya'dan hem petrol hem doğalgaz ithal ediyor. Böyle bir adım, küresel enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirebilir.
Uluslararası Energy Agency (IEA) verilerine göre, Rusya'nın petrol ihracatı 2023'te günlük 7,5 milyon varil civarında gerçekleşti. Hindistan'ın Rus petrolü alımları, savaş öncesi dönemde neredeyse sıfırken, 2023'te günlük 2 milyon varile yaklaştı. Bu artış, Hindistan'ın enerji sepetinde Rus petrolünün payını yüzde 40'a çıkardı.
ABD yönetimi, Rusya'nın petrol gelirlerini azaltarak savaş makinesini zayıflatmayı hedefliyor. Ancak Hindistan gibi ülkeler, enerji güvenliğini ön planda tutarak bu baskıya direniyor. Hindistan, G7 ülkelerinin Rus petrolüne tavan fiyat uygulamasına da mesafeli durmuş, kendi enerji ihtiyaçlarını karşılamak için Rusya ile ticaretini sürdürmüştü.
Senatör Graham'ın tasarısı, Kongre'de henüz komite aşamasında. Tasarının yasalaşması için Senato ve Temsilciler Meclisi'nden geçmesi ve Başkan tarafından imzalanması gerekiyor. Beyaz Saray'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. ABD Hazine Bakanlığı, Rus petrolüne yönelik yaptırımların etkinliğini artırmak için müttefiklerle görüşmelerini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Rus petrolü ithal eden ülkelere yönelik yüzde 100 tarife planı, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Rusya'dan önemli miktarda petrol ve doğalgaz ithal ediyor. Olası tarifeler, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve ekonomik baskıyı derinleştirebilir. Ayrıca, ABD ile Türkiye arasında zaten var olan stratejik gerilimler (S-400, F-35 gibi) bu konuda yeni bir anlaşmazlık başlığı yaratabilir. Türkiye, enerji güvenliğini çeşitlendirmek için adımlar atsa da Rusya'ya olan bağımlılığı kısa vadede azalmayacak gibi görünüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir.