Hindistan Merkez Bankası (Reserve Bank of India - RBI), Cuma günü ulusal para birimi rupiyi savunmak için yaklaşık 7 milyar dolarlık doğrudan müdahale gerçekleştirdi. Konuya yakın kaynaklara dayandırılan bu bilgi, bankanın aylardır yaptığı en büyük doğrudan müdahalelerden biri olarak kayda geçti. Bu hamle, gelişmekte olan ülke para birimlerinin küresel dolar güçlenmesi karşısında baskı altında kaldığı bir dönemde geldi ve Hindistan ekonomisinin karşı karşıya olduğu döviz kuru risklerini gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Hindistan Merkez Bankası'nın bu büyük çaplı müdahalesi, dolar karşısında rekor düşük seviyeleri test eden rupiyi desteklemek amacıyla gerçekleştirildi. Cuma günü açıklanan verilere göre, dolar/ruble paritesi 83,50'nin üzerine çıkarak tarihi zirvesini gördü. Bu durum, Hindistan'ın enflasyonla mücadelesini zorlaştırırken, ithalata bağımlı bir ekonomi olan ülkede cari açık üzerinde de ek baskı oluşturuyor.
Merkez Bankası'nın bu haftaki toplam döviz satışının 7 milyar doları bulduğu, bunun da Mart 2023'ten bu yana en yüksek haftalık müdahale olduğu ifade ediliyor. Hindistan'ın döviz rezervleri ise yaklaşık 585 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve bu müdahaleler rezervlerin erimesine yol açıyor. Uzmanlar, RBI'nin keskin kur hareketlerini yumuşatmak için ara ara müdahale ettiğini ancak son satışların piyasada algılanan riskin arttığını gösterdiğini belirtiyor.
Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağı beklentisi güçleniyor. Fed Başkanı Jerome Powell'ın şahin açıklamaları, küresel piyasalarda doları güçlendirirken, gelişmekte olan ülke para birimlerini de olumsuz etkiliyor. Bu ortamda Hindistan'ın yanı sıra Endonezya, Güney Kore ve Tayland gibi ülkelerin merkez bankaları da döviz piyasalarına müdahale sinyalleri veriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın bu müdahalesi, küresel finans piyasalarında doların gücü karşısında gelişmekte olan ekonomilerin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Asya ülkeleri, özellikle artan ABD faizleri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle sermaye çıkışlarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Hindistan, dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomilerinden biri olmasına rağmen, cari açık ve enflasyon gibi makroekonomik dengesizlikler kur üzerinde baskı yaratıyor.
Söz konusu müdahale, Hindistan'ın ithalat faturasının yükselmesine ve dış ticaret açığının artmasına karşı bir savunma olarak da yorumlanıyor. Petrol fiyatlarındaki artış, Hindistan'ın enerji ithalatını daha da pahalı hale getiriyor ve bu da döviz talebini artırıyor. Aynı zamanda, Hindistan'ın ihracatının küresel talepteki yavaşlamadan olumsuz etkilenmesi, dış dengedeki bozulmayı hızlandırıyor.
Uzmanlara göre, RBI'nin bu müdahalesi kısa vadede rupiyi istikrara kavuşturarak ithalat enflasyonunu dizginlemeye yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir çözüm için yapısal reformlar ve yabancı sermaye girişlerinin artırılması gerekiyor. Hindistan hükümeti, yabancı yatırımcıları çekmek için çeşitli teşvikler açıklamış olsa da, küresel risk iştahındaki azalma bu çabaların önüne geçebiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın rupiyi korumak için yaptığı bu büyük müdahale, Türkiye açısından da önemli dersler içeriyor. Türk lirasının benzer baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervlerini koruma stratejileri yakından takip ediliyor. Türkiye, döviz rezervlerini eritmeden kur istikrarını sağlamak için farklı yöntemler deniyor; ancak küresel dolar güçlenmesi, Türkiye'yi de zorluyor. Hindistan'ın rezervlerinin büyüklüğü ve müdahale kapasitesi, Türkiye ile karşılaştırıldığında farklılık göstersede, her iki ülkenin de merkez bankalarının piyasalara müdahale araçlarını kullanmak zorunda kalması, gelişmekte olan ekonomilerin kırılganlığını gösteriyor. Türkiye'nin uyguladığı politikalarda, Hindistan'ın deneyiminden çıkarımlar yapması, olası kur şoklarına karşı direnci artırabilir.