Hindistan Merkez Bankası (RBI), yurt dışında yaşayan Hintlilerin (NRI) döviz mevduatlarını teşvik ederek rupinin istikrarına katkı sağladı. RBI'nin 2022'de başlattığı ve 2023'te genişlettiği plan, diasporanın dövizlerini yüksek faizli mevduatlara yönlendirerek kısa vadeli sermaye girişini artırdı ve rupinin değer kaybını sınırladı. Bu adım, Hindistan'ın cari açığını finanse etmede ve döviz rezervlerini güçlendirmede kritik rol oynadı.
Planın Arka Planı ve Mekanizması
Hindistan, pandemi sonrası dönemde artan petrol fiyatları ve küresel faiz artışlarıyla mücadele ederken, rupi 2022'de dolar karşısında tarihi düşük seviyelere geriledi. RBI, bu baskıyı hafifletmek için Temmuz 2022'de 'Döviz Mevduat Planı' adı altında bir düzenleme yaptı. Plan kapsamında, NRI'ların Hindistan'daki bankalarda açtıkları döviz mevduatlarına piyasa faizinin üzerinde getiri sunuldu. Örneğin, üç yıl vadeli mevduatlarda yıllık %6-7 arası faiz verildi; bu oran, o dönemde gelişmiş ülkelerdeki mevduat faizlerinin oldukça üzerindeydi.
RBI ayrıca, bankaların bu mevduatları swap işlemleriyle merkez bankasına aktarmasını sağlayarak likiditeyi destekledi. 2023'te plan genişletildi ve yurt dışından gelen döviz mevduatlarının toplamı 30 milyar doları aştı. Bu kaynak, Hindistan'ın döviz rezervlerinin 600 milyar dolar seviyesinin üzerinde kalmasına yardımcı oldu. Planın maliyeti ise Hazine'ye değil, RBI'nin kendi bilançosuna yansıtıldı; ekonomistler bunu 'örtülü sübvansiyon' olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın bu hamlesi, gelişmekte olan ülkeler için bir model oluşturdu. Benzer şekilde, Pakistan ve Sri Lanka gibi ülkeler de diasporalarına yönelik döviz teşvikleri açıkladı. Ancak Hindistan'ın planı, geniş diaspora ağı (32 milyon kişi) ve güçlü bankacılık altyapısı sayesinde daha etkili oldu. Küresel piyasalarda ise RBI'nin bu politikası, faiz artırımlarına rağmen rupinin aşırı değer kaybını önleyerek Hindistan'ın ihracat rekabetçiliğini korudu.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, planı 'yenilikçi bir sermaye akışı yönetimi' olarak değerlendirdi. Ancak bazı uzmanlar, yüksek faizli mevduatların ileride bankacılık sektöründe risk birikimine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yine de şu ana kadar plan, Hindistan'ın makroekonomik istikrarına olumlu katkı sağladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yurt dışında yaşayan 6,5 milyonluk diasporası ve benzer cari açık sorunlarıyla Hindistan'ın deneyiminden ders çıkarabilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son yıllarda döviz mevduatlarını teşvik etmek için 'kur korumalı mevduat' gibi araçlar kullandı; ancak bu araçlar Hazine'ye ciddi yük getirdi. Hindistan modeli, doğrudan merkez bankası bilançosu üzerinden sübvansiyon sağlayarak Hazine'yi rahatlatabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa'daki gurbetçilerinin dövizlerini yönlendirecek yeni bir plan, TL'nin istikrarına katkı sağlayabilir. Ancak faiz ve enflasyon dinamikleri farklı olduğundan, planın Türkiye'ye uyarlanması dikkatli bir analiz gerektirir.