Hindistan Merkez Bankası (RBI) Başkanı Sanjay Malhotra, devam eden jeopolitik belirsizlikler ortamında faiz artırımı konusunda konuşmanın henüz 'erken' olduğunu ifade etti. Malhotra, gelecekteki para politikası kararlarının gelen verilere göre şekilleneceğini vurgulayarak, piyasaların yakından takip ettiği bu açıklamayı Perşembe günü yaptı. RBI, geçtiğimiz ay politika faizini yüzde 6,50'de sabit tutarak beşinci kez faizi değiştirmemişti.
Gelişmenin Arka Planı
Malhotra, Delhi'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, 'Şu anda faiz artışı konuşmak için erken. Jeopolitik gelişmeler ve küresel piyasalardaki oynaklık, belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Kararlarımız tamamen veri odaklı olacak' dedi. RBI'nin Nisan 2022'den bu yana toplamda 250 baz puan faiz artışı yapmasının ardından döngüde bir duraklama yaşanıyor. Enflasyon, Şubat ayında yıllık yüzde 5,09 ile RBI'nin yüzde 2-6 hedef bandı içinde kalmayı başardı ancak gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar risk oluşturuyor.
Merkez bankası, büyümeyi de göz önünde bulundurmak zorunda. Hindistan ekonomisi, son çeyrekte yüzde 8,4 ile beklenenden daha hızlı büyüme kaydetmişti. Malhotra, 'Büyüme-enflasyon dengesini korumak önceliğimiz. Şu anda enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskler mevcut ancak bunun kalıcı olup olmadığını görmek için verileri bekliyoruz' diye konuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın para politikası duruşu, gelişmekte olan piyasalar için bir referans noktası olarak görülüyor. Özellikle Asya ülkeleri, benzer enflasyon ve büyüme dinamikleriyle karşı karşıya. Küresel tarafta ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi beklentileri, dolar endeksinin seyri ve jeopolitik gerilimler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar) gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Malhotra, 'Küresel finansal koşullar hala sıkı. Tedarik zinciri aksaklıkları ve emtia fiyatlarındaki oynaklık enflasyon görünümünü etkiliyor' ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın faiz artışına temkinli yaklaşımı, gelişmekte olan ülkelerin ortak bir eğilimini yansıtıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da benzer bir veri odaklı yaklaşım benimsemiş durumda; ancak Türkiye'nin enflasyon oranı Hindistan'a kıyasla çok daha yüksek. Küresel faiz beklentilerindeki değişim, Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkeler için sermaye akımları ve kur istikrarı açısından kritik. RBI'nin ihtiyatlı duruşu, gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahını etkileyebilir. Türkiye açısından, küresel belirsizlikler sürdükçe TCMB'nin de sıkı para politikasını koruması beklenebilir. Ayrıca, Hindistan ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi göz önüne alındığında, RBI kararları dolaylı olarak ticaret finansmanı maliyetlerini de etkileyebilir.