Hindistan, özel bir mevduat programı aracılığıyla geniş diaspora ağından rekor düzeyde 127 milyar dolar topladı. Ekonomistlere göre bu başarılı kampanya, ülkenin merkez bankası Reserve Bank of India (RBI) için 10,6 milyar dolarlık ağır bir fatura anlamına geliyor. RBI'nin bu yükümlülüğü, yurt dışından gelen mevduatlara uygulanan yüksek faiz oranları ve vade sonunda oluşan kur farklarından kaynaklanıyor.
Diaspora Tahvili Programının Arka Planı
Hindistan hükümeti, döviz rezervlerini güçlendirmek ve cari açığı finanse etmek amacıyla 2022 yılında 'Diaspora Tahvili' adı verilen özel bir mevduat planını devreye aldı. Yurt dışında yaşayan Hintlilerin (NRI) ülkeye döviz getirmesini teşvik etmek için yüksek faiz oranları ve vergi avantajları sunuldu. Program kapsamında toplanan 127 milyar dolar, Hindistan'ın dış borç çevirme kapasitesini artırdı ve rezervleri destekledi. Ancak uzmanlar, bu tür kısa vadeli ve yüksek maliyetli kaynakların uzun vadede merkez bankası bilançosu üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirtiyor.
Reserve Bank of India, bu mevduatlar için piyasa faiz oranlarının üzerinde getiri sağlamayı taahhüt etti. Ayrıca, vade sonunda anapara ve faiz ödemeleri sırasında oluşabilecek kur farklarını da RBI karşılamak zorunda. Ekonomistlerin hesaplamalarına göre, 10,6 milyar dolarlık ek maliyet, RBI'nin yıllık kârının önemli bir bölümünü eritecek. Bu durum, merkez bankasının hükümete aktaracağı temettü miktarını da azaltabilir.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Hindistan'ın bu hamlesi, yükselen piyasa ekonomileri arasında döviz rezervi biriktirme yarışının bir parçası. Pandemi sonrası dönemde birçok gelişmekte olan ülke, benzer diaspora tahvili veya dış borçlanma araçlarıyla rezervlerini güçlendirmeye çalıştı. Ancak Hindistan'ın ölçeği ve diasporasının büyüklüğü, bu programı diğerlerinden ayrıştırıyor. Öte yandan, küresel faiz oranlarının yüksek seyretmesi ve doların güçlü kalması, Hindistan gibi ülkelerin dış borçlanma maliyetlerini artırıyor. RBI'nin karşı karşıya olduğu 10,6 milyar dolarlık fatura, diğer gelişmekte olan ülkeler için de uyarıcı bir örnek teşkil ediyor.
Uzmanlar, Hindistan'ın bu programı sürdürülebilir kılmak için faiz oranlarını dengelemesi ve vade yapısını iyileştirmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, merkez bankasının bağımsızlığı ve mali disiplin zarar görebilir. Hindistan hükümeti ise programın ekonomik büyümeye katkı sağladığını ve dış şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın diaspora tahvili deneyimi, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye, yurt dışında yaşayan vatandaşlarının tasarruflarını çekmek için benzer programlar uygulasa da, Hindistan örneği bu tür araçların merkez bankası üzerinde yaratabileceği yükü gösteriyor. Türkiye'nin yüksek dış borç çevirme ihtiyacı ve sınırlı rezervleri göz önüne alındığında, maliyetli kısa vadeli kaynaklara aşırı bağımlılık riskli olabilir. Ayrıca, küresel faiz ortamı sıkılaşırken benzer programların maliyeti artabilir. Türkiye, makroekonomik istikrarı korumak için daha sürdürülebilir ve düşük maliyetli finansman kaynaklarına yönelmeli.