Hindistan ile İngiltere arasında 15 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) çerçevesinde düzenlenen Dijital İşbirliği Sözleşmesi (DCC), anılan tarihten önce İngiltere'de çalışmaya başlamış Hindistan vatandaşlarına uygulanmayacak. Bu düzenleme, daha önce yürürlükte olan statüdeki Hint çalışanların yeni anlaşma şartlarından etkilenmeyeceği anlamına geliyor.
Gelişmenin arka planı
DCC, her iki ülke arasındaki dijital hizmetler ticaretini kolaylaştırmak, veri akışını düzenlemek ve nitelikli iş gücünün hareketliliğini sağlamak amacıyla tasarlanmış bir mekanizmadır. Ancak anlaşmanın geriye dönük olmaması, 15 Temmuz 2026'dan önce İngiltere'de çalışmaya başlayan Hindistan kökenli iş gücünün mevcut göçmenlik statülerini koruyacağı anlamına geliyor.
Bu durum, özellikle teknoloji, finans ve danışmanlık gibi sektörlerde çalışan binlerce Hint vatandaşını yakından ilgilendiriyor. İngiltere'deki Hint toplumu, yaklaşık 1,5 milyon kişilik nüfusuyla ülkenin en büyük etnik gruplarından birini oluşturuyor ve bu kişilerin önemli bir kısmı profesyonel hizmetler alanında istihdam ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
DCC'nin kapsam dışı bıraktığı bu grup, aslında anlaşmanın hedeflediği dijital iş birliğinin merkezinde yer alan yetenek havuzunu temsil ediyor. Uzmanlar, bu kararın kısa vadede Hint çalışanlar için belirsizliği azaltsa da, orta ve uzun vadede İngiltere'nin küresel yetenek çekme hedefleriyle çelişebileceğini belirtiyor.
Öte yandan, CETA ve DCC'nin bir bütün halinde uygulanması, Hindistan'ın dijital hizmet ihracatında önemli bir artış sağlaması bekleniyor. Ancak geçiş hükümlerinin net olmaması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni düzene uyum sağlamasını zorlaştırabilir. İngiltere, Brexit sonrası küresel ticaret anlaşmaları ağını genişletirken, Hindistan ile olan bu anlaşma da Pasifik bölgesindeki diğer ülkeler için bir referans noktası oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İngiltere hem de Hindistan ile ikili ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirme çabasındadır. DCC gibi dijital iş birliği mekanizmalarının kapsamı, Türkiye'nin de benzer anlaşmalar müzakere ederken dikkate alması gereken bir emsal teşkil etmektedir. Özellikle Türk mühendislik ve yazılım sektörlerinin İngiltere pazarında rekabet gücünü artırması açısından, bu tür anlaşmaların geriye dönük uygulamaları önemli bir husustur. Ayrıca, Türkiye'nin hedeflediği serbest ticaret anlaşmalarında iş gücü hareketliliği ve dijital ticaretin nasıl düzenleneceği, bu gelişme ışığında yeniden değerlendirilmeli.